KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2010/12457 E., 2011/1749 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, ilk kesinti tarihini takip eden aybaşından itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitiyle, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı 1993-1999 yılları arasında tarımsal faaliyeti kesintisiz devam ettiği halde davalı Kurumca 1.6.1997-31.12.1997 ve 1.7.1999-31.12.1999 tarihleri arasındaki dönem yönünden tescil talebinin kabul edildiğini ileri sürerek ilk prim kesintisinin yapıldığı tarihi takip eden aybaşından son kesintinin yapıldığı yılın sonuna kadar davalı Kurumca kabul edilen süre dışında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini talep etmiş,davacı vekili 30.9.2010 tarihli tavzih beyanıyla 1.9.1994-31.12.1995 ve 1.1.1998-1.7.1999 tarihleri arasındaki döneme ilişkin sigortalılığının tespitini istemiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının sattığı ürün bedelinden ilk Bağ-kur prim kesintisinin 10.8.1994 tarihinde yapıldığı anlaşılmakla davacının 1.9.1994-31.12.1995 ve 1.1.1998-1.7.1999 tarihleri arasındaki dönem yönünden verilen tesbit hükmü yerinde ise de; davacının tavzih beyanı ile talep ettiği sürenin bir bölümünden feragat etiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilerek, davalı kurum yararına avukatlık ücretine hükmolunması ve davalı Kurumun yargılama giderlerinin bir bölümünden sorumlu tutulması gerekirken mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/12457, K. 2011/1749, 1 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama