KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/13701 E., 2012/10519 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
475 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/05/2004-26/06/2007 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
Dava, davacının davalı işveren Belediyeye ait 43744 nolu işyerinde 01/05/2004-26/06/2007 tarihleri arasında geçen davalı Kuruma eksik bildirilen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının davalı işyerinde 01/05/2004-24/04/2007 tarihleri arasında sürekli çalıştığının tespitine, fazla istemin reddine karar verilmiş ise de; varılan bu sonuç eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırıdır.
Dosyadaki kayıt belgelerden davalı işverene Belediyece davacının 43744 sicil nolu iş yerinde 2008 yılında 182 gün, 2009 yılında 123 gün bulunulduğu, işyerinin 20/07/1991 tarihinde yasa kapsamına alındığı, davalı işyerinin 2008-2009 yılları arası dönem bordrolarının düzenlenip Kuruma verildiği, 24/04/2007-31/08/2007 tarihleri arasında ... Hizmet Tarım Ürünleri Nak. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. adlı 40968 işyeri No'lu başka işyerinde çalıştığı, 127 gün bildirimde bulunulduğu, işyeri dosyasının, imzalı ücret bordrolarının, puantaj cetvellerinin mahkemece işverenden istemediği anlaşılmaktadır.
Gerçekten, davacının, işyerindeki çalışmaları Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak primleri ödenmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar.
Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Öte yandan davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri bir kamu kuruluşuna aittir. Kamu kuruluşlarında, çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıldır.
Tespiti istenen çalışmaların hangi nedenle bildirim dışı kaldığı gereğince ve yeterince araştırma konusu yapılmamıştır.
Gerçekten ifadesi hükme dayanak alınan tanıklar davacıyla birlikte bu işyerinde çalışan, kayıtlara geçmiş kişilerden ise de; iş yerinin bir kamu kuruluşu olması karşısında çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıl olduğundan ve mahkemece bu konuda her hangi bir araştırma yapılmamış olmasından dolayı, tanık sözleri çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmamakta soyut düzeyde kalmaktadır. Giderek, tanık sözlerinin inandırıcı güç ve nitelikte olduğu söylenemez.
Yapılacak iş; davalı ... işyerine ait imzalı ücret bordroları ile puantaj cetvelleri getirtilerek, işyerinde davacıyla birlikte aynı dönemde çalışmış amir, şef, memur gibi kayıtlı tanıklar dinlenmek suretiyle, tespiti istenen sürelerin neden kayıt dışı kaldığı konusunda ve çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/8. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/13701, K. 2012/10519, 7 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama