İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2010/1415 K.2011/3330

Davacı, davalı işveren nezdinde 1.1.1997-30.11.1998 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi…

Esas2010/1415Karar2011/3330Tarih11 Nisan 2011Okuma4 dk · 775 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/1415 E., 2011/3330 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Nisan 2011
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

775 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı, davalı işveren nezdinde 1.1.1997-30.11.1998 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

Davacı,davalı şirkete ait işyerinde 01.01.1997-30.11.1998 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa'ya tabi olarak sürekli çalıştığının tespitini istemiştir. Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 1978-31.07.1998 tarihleri arasında 506 sayılı Yasaya tabi olarak Kuruma bildirilen 5953 gün sigortalı hizmetinin olduğu, tespiti istenilen süre içersin de 01.01.1997-30.06.1997 tarihleri arasın da dava dışı dört ayrı işveren tarafından kuruma bildirimi yapılan çalışmaları dışında davalı işyerinden de 01.09.1997-30.11.1998 tarihleri arasındaki çalışmalarının Kuruma bildirildiği,mahkemece tespiti yapılabilecek süre olan 01.07.1997-01.09.1997 tarihleri arasın da kalan süre ile sonraki süreler yönün den de davacının Kurum tarafından 2005 yılında geriye yönelik olarak yapılan resen tescil işlemi ile SSK'lı

çalışmaya ara verdiği dönem olan 01.07.1997 tarihinden itibaren 1479 Sayılı Yasaya tabi sigortalı sayılıp 30.05.2005 tarihi itibariyle de kuruma 23.718.00-TL prim borcu bulunduğu ancak davacının ... 'a prim ödemesinin bulunmadığı görülmektedir.

1479 sayılı Yasanın 24. maddesinde Limited Şirket ortaklarının sigortalı olacağı bildirilmiştir.

Dava tarihinde yürürlükte olan 506 sayılı Yasa kapsamına bir kimsenin girebilmesi için hizmet aktine tabi bir işte çalışması yanında başka bir Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamında da bulunmaması gerekir. 506 sayılı Yasa'nın 3. maddesinin I/k bendinde "herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanların sigortalı sayılamayacağı belirtilmiştir.Aynı şekilde, 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinin I ve II. fıkralarında da bir kimsenin ... kapsamına girebilmesi için kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağlaması yanında başka bir sosyal Güvenlik Kurumu kapsamında bulunmaması da koşuldur.

Uyuşmazlık, her iki sigortalılığın çakışması halinde, hangisine öncelik verileceği noktasında toplanmaktadır.

Bütün bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılık mümkün olmayıp zorunlu sigortalılıkların çakışması halinde önceden başlayan ve devam eden sigortalılığa geçerlilik tanınmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2001/21-627 E., 2001/659 K. ve 29.06.2005 gün 2005/21-389 E., 2005/430 Kararlarında da önceden başlayan sigortalılığının asıl sigortalılık olduğu özellikle belirtilmiştir.

Davacının Limited şirket ortaklığı nedeni ile 01.07.1997 tarihinde başlayan ... sigortalılığının 01.09.1997 tarihinde başlayan SSK. Sigortalılığından önce olduğu ve 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesi uyarınca zorunlu ... sigortalısı olması gerektiği açıktır.

Ancak, 17.04.2008 gün ve 5754 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 73. maddesi ile eklenen ve 30.04.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un geçici 17. maddesinde.

"Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı Kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibariyle beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla,

prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur.Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez.

Anılan maddeler uyarınca, ...'la sigortalılık ilişkisi sadece kayıtlar düzeyinde kalan, prim ödemesi bulunmayıp, sigorta kollarından yararlanmayan, bu nedenle de Kurumla fiilen sigortalılık bağlantısı bulunmayanların sigortalılık sürelerinin durdurulması ve bu sürelere ilişkin sigorta primlerine Kurum alacakları içerisinde yer verilmemesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda bulunan sigortalılara borçlarından imtina, bu yolla sigortalılık sürelerini değerlendirmeme, primi ödenen sigortalılık sürelerini ise, hizmet birleştirmesinde ya da ...'dan yaşlılık aylığı tahsisinde kullanabilme hak ve olanağı vermektedir.

Davanın yasal dayanaklarına ilişkin yapılan bu açıklamalardan sonra, davadaki soruna gelince; davacının dinlenen tanık beyanları ve kapsama göre çalıştığı ispatlanan 01.07.1997-01.09.1997 tarihleri arasında kalan bildirimsiz sürelerinin tespiti ile yetinilerek davacı hakkında 5 yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu olduğuda açık olup hakkında 5510 sayılı Yasa'nın geçici 17. Maddesi kapsamında 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığı hakkında da bir hüküm kurmak gerekirken davacının başka işyerleri çalışmalarının iptali ve de 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığı ile çakışma da yaratacak ve çifte sigortalılık oluşturacak şekilde hüküm kurulduğu ortadadır.

Yapılacak iş; davacının ... sigortalılık süresi olarak değerlendirilen süre de Geçici 17. madde kapsamında 5 yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcunun olduğu açık olmakla 1479 sayılı Yasa'ya tabi sigortalılığının tescil tarihi itibariyle durdurulmasına, 506 sayılı Yasa'ya tabi sigortalılığının tespiti istemi yönünden de 01.07.1997-01.09.1997 tarihleri arasın da davalı işyerinde hizmet aktine tabi olarak çalıştığının tespiti ile hizmet tespitine ilişkin fazla istemin reddine karar vermekten ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın verilen hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,11.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/1415, K. 2011/3330, 11 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/1415
Karar No
2011/3330
Tarih
11 Nisan 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2010/1416 K.2011/3014
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2010/1417 K.2011/3010
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2010/1417 K.2011/2299
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2010/1418 K.2011/2941
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2010/1419 K.2011/3322
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2010/1421 K.2011/3342

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.