İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2010/1511 K.2010/5214

Davacı, 22.3.2003 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin…

Esas2010/1511Karar2010/5214Tarih4 Mayıs 2010Okuma4 dk · 750 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/1511 E., 2010/5214 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Mayıs 2010
Mahkemesi
... Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

750 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı, 22.3.2003 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

Dava, davacının ... ... Derneği'ndeki kaydının geçersiz olduğundan bahisle oda kaydı esas alınarak oluşturulan 22.03.1985-02.12.1999 tarihleri arasındaki 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalığını iptal eden Kurum işleminin iptali ile 28.03.2000 tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.04.2000 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece davacının dernek kaydının ve bu kayda dayalı olarak oluşturulan ... sigortalılığının geçerli olduğunun, tahsis talep tarihinde yasanın aradığı aylık bağlanma koşullarının davacı bakımından oluştuğunun kabulü ile 01.04.2000 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı kurum vekilince temyiz edilmiştir.

Davacının vergi ve sicil kaydının bulunmadığı, 08.12.1999 tarihinden itibaren isteğe bağlı ... sigortalısı olduğu, zorunlu ... sigortalılığının geçerli kabul olunması halinde tahsis talep tarihinde aylık bağlanma koşullarını taşıdığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık davacının geçerli bir oda kaydının bulunup bulunmadığı, giderek zorunlu ... sigortalısı olarak kabulünün mümkün bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Mahkemece davacının zorunlu ... sigortalılığının geçerli olduğu sonucuna varılmışsa da bu sonuç hatalı olmuştur. 01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesi ilk şekliyle, sigortalılığın oluşumu için, kendi nam ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında ayrıca, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden yasal karine kabul edilmiştir.

04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa, ...’lu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece yasanın temel ilkesi olan kendi nam ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını yeterli görmüştür.

Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir.

Nihayet, 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı Yasa, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir.

Öte yandan davalı Kurum’un geçmişe yönelik (uyuşmazlık konusu dönemi de kapsar şekilde) prim tahsil etmesi ve uzun süre bu primleri kullanması ve daha sonra davacının sigortalılığını iptal etmesi Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacaktır.

Sosyal güvenlik kurumlarının anayasal görevlerini yerine getirirken, sigortalılara karşı olabildiğince yasal haklarını hatırlatması ve bu durumlarını izlemesi zorunlu görev olarak ortaya çıkar. ...’un bu anayasal sosyal güvenlik ödevinin gereği olarak, sigortalısını uyarmaması sonucu, primleri tahsil edilen sürelerin 1479 sayılı yasaya tabi zorunlu sigortalı olarak kabul edilmesi gerekmektedir.

Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.10.1997 gün ve E: 1997/10-578, K: 1997/758. 24.09.2003 gün ve 2003/10-489, 2003/490 sayılı kararı da bu doğrultudadır.

Somut olayda davalı Kurum tarafından geçersiz kabul edilen ... ...

Derneği'ndeki üye kaydına ilişkin defterin noter onayı bulunmadığı gibi, davacının üye kabul edilen 25.06.1981-07.12.1999 tarihleri arasındaki döneme ait tüm aidatlarını 07.12.1999 tarihli makbuzla bir seferde ödediği, genel kurul huzurun cetvellerinde adının bulunmadığı, üye kaydının 07.12.1999 tarihi itibarıyla ve 08.12.1999 tarihli yönetim kurulu kararı silindiği, aynı gün 08.12.1999 tarihli giriş bildirgesi Kuruma başvuruda bulunduğu ve 22.03.1985 tarihinden itibaren tescil edildiği görülmektedir.

Davacı zorunlu sigortalılık için verdiği giriş bildirgesi ile sigorta sicil numarasını aldıktan hemen sonra terk formu vererek aynı tarihte isteğe bağlı sigortalılık için başvuruda bulunmuş ve prim ödemesi yapmıştır. Davacının da aralarında bulunduğu 13 sanık hakkında sahte üyelik kaydı oluşturmaktan dolayı açılan ceza davasının zaman aşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı anlaşılmıştır.

Bir tanık dışında davacının kendi nam ve hesabına yükçü olarak çalıştığına dair delil yoktur. Öte yandan davacının fiilen yükçülük yapmasının da tek başına ... sigortalısı olarak kabulü için yeterli olmadığı ortadadır.

Davacının vergi ve sicil kaydı bulunmadığı gibi, üye kayıt defterinin noter onayının bulunmaması, genel kurul huzurun cetvellerinde davacının adının geçmemesi ve tüm aidat ödemesinin dernek kaydının silindiği tarihte bir seferde yapılması karşısında geçerli bir oda kaydının bulunduğunun da kabulü mümkün değildir.

Davacının prim ödemeleri 08.12.1999 ve 21.03.2000 tarihinde yapılmış, 28.03.2000 tarihli tahsis talebi de 16.04.2003 tarihinde reddolunmuştur. Bu durumda uzun süreli bir kullanımdan giderek Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarına aykırı davranıldığından söz etmek de mümkün değildir. Mahkemece, yukarıda açıklanan bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın ve özellikle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.5.2010 gününde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/1511, K. 2010/5214, 4 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/1511
Karar No
2010/5214
Tarih
4 Mayıs 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/1511 K.2010/6979
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/1512 K.2010/6980
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/1512 K.2010/4432
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2010/1514 K.2010/5345
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/1515 K.2010/6981
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/1517 K.2010/6982

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.