KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/2211 E., 2010/4838 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı,iş kazası sonucu maluliyetinden ... maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Davacıların Temyiz talebi yönünden,
Taraflar arasındaki iş kazası sonucu talep olunan maddi ve manevi tazminat istemine dair,Mahkemece verilen 09.12.2009 tarihli karar,davacılar vekilince süresinde temyiz edilmiş ise de,davacılar vekili 4.2.2010 tarihli talebi ile vekaletnamesinde ki yetkisine dayanarak temyiz talebinden feragat etmiş olduğundan,davacılar vekilinin temyiz talebinin feragat nedeniyle reddine,
2-Davalının temyizine gelince;
Davacı-(mirasçıları) iş kazası maluliyeti nedeniyle,80.000.00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemişlerdir.Mahkemece,kısmen kabul ile,50.000.00 TL manevi tazminatın,23.8.2004 olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsil ile,fazla istemin reddine karar verildiği halde hüküm altına alınan miktar yönünden davacı-(mirasçılar) yararına hesaplanan avukatlık ücretinin davalıdan,reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden davalı yararına hesaplanan avukatlık ücretinin de davacı-mirasçılardan tahsile karar verilmesi gerekirken,hükmün 3.ve 4.fıkralarında tarafların karıştırılarak kararın infazını dahi engellenecek şekilde hüküm kurulması HUMK'nun 388 ve 389.maddesine aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı HUMK'nun 438/7.maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/2211, K. 2010/4838, 26 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama