KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/2214 E., 2011/2543 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Taraflar arasındaki davacının uğramış olduğu iş kazası sonucu sürekli iş göremezlikten dolayı maddi ve manevi zararları ile eşinin, çocuklarının ve anne babasının manevi zararlarının giderilmesi istemine dair Mahkemece verilen 30/12/2009 tarihli karar, davacı vekilince süresinde temyiz edilmiş olup, bilahare davacı vekili vekaletnamesindeki yetkisine binaen temyiz talebinden feragat etmiş bulunduğundan davacı vekilinin vaki temyiz talebinin feragat nedeniyle reddine.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince;
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyiz edenin sıfatına ve temyiz sebeblerine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
Dava davacının uğramış olduğu iş kazası sonucu % 100 oranında sürekli iş göremezlikten dolayı maddi ve manevi zararları ile eşinin, çocuklarının ve anne babasının manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulü ile, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizden yüksek olmamak üzere en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, davacının maddi tazminat talebine ilişkin ıslah dilekçesinin reddine, bu konuda ayrı bir dava açmakta muhtariyetine, davacının eşi, çocukları ile anne ve babası için manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
9.10.2007 tarihli dava dilekçesinden açıkça anlaşıldığı üzere davacı, zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunurken, kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusurunun olmadığını belirtmiş, giderek davalı işverenin tam kusuruna dayanmış yargılama devam edereken kazanın davacı işçinin % 20 oranında kusuru sonucu meydana geldiği anlaşılmıştır. Mahkemece talep edilen miktardan bir miktar indirim yapılmak suretiyle manevi tazminatın belirlenmesi gerekirken isteğin aynen hüküm altına alınmış olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/2214, K. 2011/2543, 22 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama