KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/2381 E., 2011/3120 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, 1.9.2005 ilk müracaat tarihinden itibaren malulen emekli aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava: Davacının 01.09.2005 tarihinden itibaren malullük sigortasından aylık bağlanmasına hak kazandığının ve 01.09.2005 ile Kurumca aylık bağlanan 01.12.2006 tarihleri arasında kalan döneme ilişkin malullük aylıklarının ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının 14.09.2005 tarihinden itibaren beden çalışma gücünün 2/3’ünü kaybettiği ve yasal koşullara sahip bulunan davacıya 14.09.2005 tarihinden itibaren malulen emekli aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacının 14.09.2005 tarihi itibarıyla beden çalışma gücünü 2/3 oranında kaybettiğine ve 506 sayılı yasanın 54. maddesinde aranan yasal koşulların davacı bakımından mevcut bulunduğuna ilişkin mahkemenin değerlendirmesi doğrudur. Ne var ki aylığın başlayacağı tarihin belirlenmesinde hataya düşüldüğü görülmektedir.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 56/1. maddesine göre “Sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan sonra yazılı istekte bulunan ve malullük aylığına hak kazanan sigortalının aylığının ödenmesine, kendisinin yazılı isteğinden, malul sayılmasına esas tutulan raporun tarihi yazılı isteğini takip eden takvim ayından sonraki bir tarih ise bu raporun tarihinden sonraki aybaşından başlanır.” Somut olayda davacının malullük sigortasından talepte bulunduktan sonra ki bir tarih olan 14.09.2005 tarihli raporun malullük durumunun belirlenmesinde esas alındığı görülmektedir.
Hal böyle olunca da rapor tarihini takip eden aybaşı yerine 14.09.2005 rapor tarihinden itibaren malullük aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesinin isabetsiz olduğu açık ve seçiktir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/2381, K. 2011/3120, 5 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama