İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2010/3173 K.2010/8131

Davacılar, hipofize cücelik denilen rahatsızlıklar nedeniyle Kurum hastanesinden tedavilerinin zamanında yapılmadığı, gerekli ilaç giderlerinin zamanında ödenmemesi nedeniyle maddi ve manevi tazminatın Kurumdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.…

Esas2010/3173Karar2010/8131Tarih8 Temmuz 2010Okuma5 dk · 1.016 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/3173 E., 2010/8131 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Temmuz 2010
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.016 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacılar, hipofize cücelik denilen rahatsızlıklar nedeniyle Kurum hastanesinden tedavilerinin zamanında yapılmadığı, gerekli ilaç giderlerinin zamanında ödenmemesi nedeniyle maddi ve manevi tazminatın Kurumdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre, davacıların tüm, davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,

2-Davacılar, “hipofizer cücelik” denilen büyüme hormonu eksikliğine bağlı boy kısalığı hastalığı nedeniyle tedavilerinin Sosyal Sigortalar Kurumu Hastanesinde yapıldığını, ancak tedavilerinin zamanında ve gerektiği şekilde yapılmadığı gibi, tedavileri için düzenli olarak kullanılması gerekli hormon ilaçları giderinin zamanında ödenmemesi ve mahkeme kararlarına rağmen tedavilerinin sürdürülmemesi sonucu sakat kaldıklarını belirterek, maddi ve manevi tazminat istemişlerdir.

Mahkemece, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamına uyularak dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın talep halinde görevli Ankara Nöbetçi İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş ve iş mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda temyize konu karar verilerek, dava kısmen kabul edilmiştir.

Davacılar vekili tarafından, Ankara 5. İş Mahkemesi'nin 2004/617 ve 2004/616 Esas sayılı dosyalarında SSK Başkanlığı ve Sağlık Bakanlığı aleyhine 07.02.2003 tarihinde açılan davalarda, A.Ü.

Tıp Fakültesi 2925 sayılı Konsey kararı gereğince tanzim olunan 23485 sayılı rapora rağmen tedavileri yapılmayan ve ilaç muafiyeti uygulanmayan davacıların konsey kararı gereğince tedavisinin yapılması ve ilaç muafiyetinin uygulanmasına karar verilmesi, durumun aciliyet kespetmesi bakımından duruşma günü beklenmeksizin konsey kararının uygulanması için tedbir kararı verilmesi istenmiştir.

Anılan Mahkemece verilen 12.03.2003 tarihli tedbir kararı gereğince SSK Ankara İhtisas Hastanesi'nce davacılar için izole büyüme hormonu eksikliği tanısı ile 21.07.2003 tarih ve 19344 ve 19343 sayılı raporlar hazırlandığı ve reçetelerinin yazıldığı dosya içerisindeki mevcut bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.

Davacılar, söz konusu raporlar ve reçeteler ile tedavileri için gereken ilaçları alamadıklarına veya bedellerinin davalı Kurum tarafından ödenmediğine ilişkin deliller ibraz etmemişlerdir.

Ayrıca, dava dilekçesinde davacılar, babaları tarafından Ankara 5. İş Mahkemesi'nin E:1996/1246, K:1996/25 sayılı dosyasında aynı konuda dava açıldığını ve anılan mahkemenin 21.06.1996 tarihli kararı ile 11.02.1994 tarihinden sonra SSK tarafından kesilen tedavilerin ihtiyati tedbir yoluyla sürdürülmesine karar verildiğini belirtmişler, ancak, Ankara 5. İş Mahkemesi, 23.05.2006 tarihli cevabi yazısında, söz konusu dosyanın taraflarının dava ile ilgisi olmayan kişiler olduğunu bildirmiştir.

Temyize konu davanın yargılama aşamasında iki bilirkişi kurulu raporu alınmıştır.

Bir doktor, bir eczacı ve bir hukukçu bilirkişi tarafından hazırlanan 14.08.2008 tarihli birinci raporun sonuç kısmında, büyüme hormonu bedelinin ödenmemesinin söz konusu olmadığı, bu nedenle davacıların talep ettiği 2.500,00.-TL'lik maddi tazminatın niteliğinin açıklanmasının istenmesiyle bu talebin nedeni, kullanıldığı halde SSK'dan alınamayan ilaç bedeli ve katkı payı farkları ise, ilaç reçete ve faturalarının belgelenmesinden sonra hesaplanacak ilaç ve muafiyet farklarının Kurumdan yasal faizi ile birlikte tahsili gerekeceği, manevi tazminata ilişkin talebin değerlendirilmesinin ise mahkemeye ait olduğu kanısına varıldığı belirtilmiştir.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 09.02.2009 tarihli ikinci raporun sonuç kısmında ise, aynen “A-Yukarıda muayene ve dosyasının tetkik bulguları bildirilen Ali İhsan ve Mürşidiye kızı 01.01.1981 Sorgun doğumlu ...'ın olayın adli tıp yönünden değerlendirilmesi kısmında da belirtildiği üzere;

1.Vücut genel çalışma gücünden %39.33 nispetinde kaybettiği;

2.İlaçlarını kullanmaması, düzenli almaması ya da hastalığın öncül etkisiyle osteoporoz hastalığının geliştiği, kesin olarak bu sebeplerden hangisine ait olduğunun tesbitine imkan olmadığı; bununla birlikte bu hastalıkta yüksek oranda görülen osteoporoz hastalığının adı geçenin maluliyet oranını %18.33 (yüzde onsekiz tam yüzde otuz üç) nispetinde arttırdığı;

3.Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri Endokrinoloji Anabilim Dalının 27.11.2002 tarih ve 29707 sayılı raporunun fotokopisinde de belirtildiği üzere; izole büyüme hormonu eksikliği ve osteoporez teşhisleri 27.11.2002 tarihinde konulduğundan, bu tarihin hastalığının başlangıç tarihi olarak kabulünün uygun olacağı;

B-Yukarıda muayene ve dosyasının tetkik bulguları bildirilen ... ve ... kızı 01.02.1979 Sorgun doğumlu ...'ın; olayın adli tıp yönünden değerlendirilmesi kısmında da belirtildiği üzere;

1.Vücut genel çalışma gücünden %39.96 nispetinde kaybettiği;

2.İlaçlarını kullanmaması, düzenli almaması ya da hastalığın öncül etkisiyle osteoporoz hastalığının geliştiği, kesin olarak bu sebeplerden hangisine ait olduğunun tesbitine imkan olmadığı; bununla birlikte bu hastalıkta yüksek oranda görülen osteoporoz hastalığının adı geçenin maluliyet oranını %18.96 (yüzde on sekiz tam yüzde doksan altı) nispetinde arttırdığı;

3.Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri Endokrinoloji Anabilim Dalının 13.09.2002 tarih ve 23485 sayılı raporunun fotokopisinde de belirtildiği üzere; izole büyüme hormonu eksikliği ve osteoporoz teşhisleri 13.09.2002 tarihinde konulduğundan, bu tarihin hastalığının başlangıç tarihi olarak kabulünün uygun olacağı” ifade edilmiştir.

09.02.2009 tarihli raporda belirtilen %18.33 ve %18.96 oranındaki maluliyetler esas alınarak ve davacıların kusursuz oldukları kabul edilerek maddi tazminat hesabı yapılmış, mahkemece, 18.06.2009 tarihli hesap bilirkişisi raporunda belirlenen maddi tazminat miktarlarına hükmedilmiş ve ayrıca davacılar yararına manevi tazminat takdir edilmiştir.

Hükme esas alınan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 09.02.2009 tarihli raporda, davacıların vücut genel çalışma gücünden kayıp oranları tespit edilmiş, osteoporoz hastalığının hangi sebeplerden kaynaklandığı belirtilip, osteoporoz hastalığının davacıların maluliyet oranlarını ne kadar arttırdığı saptanmıştır.

Oysa, hükme esas alınacak bilirkişi raporunda, davalı Kurumun davacıların tedavisini gerektiği şekilde yapıp yapmadığı, davacıların ilaçlarını zamanında temin edip edemedikleri, davacıların yaşları gereği tedaviye zamanında başlayıp başlamadıkları vs. hususları ve yukarıda bahsedilen mahkeme dosyaları ve verilen ihtiyati tedbir kararları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, davacıların maluliyetinin artmasına davalı Kurumun uygulamalarının sebebiyet verip vermediği (illiyet bağı mevcut olup olmadığı), vermiş ise oranının ne olduğu konularının tespit edilmesi gerekmektedir.

Ancak, anılan raporda, bu hususlar irdelenmeden, genel ifadeler ile yetinilmiştir.

Mahkemece, davacıların dava dilekçelerinde 1996 yılında babaları tarafından açıldığı belirtilen dava dosyası araştırılıp, celp edilmek, elde mevcut tüm tıbbi belgeler ile dava dosyasının gerektiğinde davacıların da Adli Tıp Kurumu’na gönderilmek suretiyle Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınarak,

davacıların malul olup olmadığının ve maluliyet derecelerinin ne olduğunun, Sosyal Sigortalar Kurumu Hastanesi tarafından sürdürülen tedavi ile maluliyetlerinin oluşumu arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığının ve illiyet bağı var ise maluliyet oranına etkisinin ne olduğu saptanmak, gerektiğinde Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'ndan rapor alınmak ve oluşacak sonuca göre karar vermek gerekirken, yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacılara yükletilmesine, 08.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/3173, K. 2010/8131, 8 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/3173
Karar No
2010/8131
Tarih
8 Temmuz 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/3177 K.2010/22119
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/3178 K.2010/14249
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/3179 K.2010/22092
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/3180 K.2010/8746
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/3180 K.2010/22083
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/3181 K.2010/3963

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.