KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2010/3392 E., 2010/3007 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı,1.6.1986-31.8.1987,23.5.1989-31.1.1995 tarihleri arası tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile prim borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, çakışan 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalılığı dışında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve bu sürelere ilişkin prim borcu bulunmadığının tesbitini istemiştir. Mahkemece, davacının davasının kabulü ile; 01.06.1986-31.08.1987, 23.05.1989-31.01.1995 tarihleri arasında davacının Tarım Bağ-Kur Sigortalısı olduğunun bu ve dönemlere ilişkin prim borcu bulunmadığının tesbitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’nın 6/b ve 506 sayılı Yasa’nın 3/I-F ve K maddelerine göre, bir kimsenin aynı anda çifte sigortalı olması sosyal güvenlik sistemimize göre mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacının 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalılığı ile çakışan dönemde tarım Bağ-kur sigortalısı kabul edilemeyeceği dikkate alınmalıdır.
Dosya içerisindeki belgelerden, davacının, tesbitine karar verilen süre ile çakışan ve mahkemece dışlanan 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalılığı dışında 1994 yılında 1 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalılığı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalılığı ile çakışan 1994 yılındaki 1 günde de tarım Bağ-kur sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/3392, K. 2010/3007, 18 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama