KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/3843 E., 2010/10533 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen 40.000.00 YTL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davacı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.10.2010 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.
Duruşma günü davacı vekili Av.... ile karşı taraf vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 16.08.2005 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 30 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının maddi zararı sigorta tahsisleri peşin sermaye değeri ile karşılandığından maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemenin davacının maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kararı ile manevi tazminat takdiri doğrudur. Ne var ki davacının maddi tazminat isteminin reddinin dava açıldıktan sonra sigortalıya bağlanan gelirin peşin sermaye değerindeki artışlardan kaynaklanmasına ve dava açılırken davacının bu hususu bilebilmesinin mümkün bulunmamasına göre, maddi tazminat isteminin reddi nedeniyle davalı yararına avukatlık ücretine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/3843, K. 2010/10533, 26 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama