KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/3915 E., 2010/10535 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
1.181 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle maddi tazminat talebinin reddine, 210.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacılar ile davalılardan 3K Uluslararası Nak.İth.İhr.Dahili Tic.Tur.A.Ş. Ile ... Uluslararası Nak.A.Ş.
Vekillerince istenilmesi ve davacılar vekilincede duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.10.2010 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacılar vekili Avukat ... ile davalılardan 3K Uluslararası Nak.İth.İhr.Dahili Tic.Tur.A.Ş. Ile ... Uluslararası Nak.A.Ş. Vekilleri Avukat ... geldiler. Diğer davalı ... adına kisme gelmedi.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacı ile davalılar ... AŞ. Ve 3K AŞ.'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava 28.06.2006 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacıların maddi zararlarının sigorta tahsisleri peşin sermaye değeri ile karşılandığından maddi tazminat istemlerinin reddine, manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davacılar ile davalılardan ... Uluslararası Nakliyat AŞ ile 3K Uluslararası Nakliyat İth.İhr.Dah.Tic. ve Tur. AŞ vekilince süresinde temyiz edilmiştir.
Yerel Mahkemenin davacı çocuklar ile ölenin annesi yararına manevi tazminat takdiri yerindedir. Ancak davacılardan ölenin eşi ile kardeşleri yararına manevi tazminatın takdirinde yanılgıya düşüldüğü, manevi tazminatların fazla takdir edildiği anlaşılmaktadır.
Davacıların miras bırakanı çocuğu ve kardeşi olan sigortalı ...’ün öldüğü iş kazasında sigortalının kusurunun bulunmadığı davalı işveren şirketlerin % 20, işerinin bir diğer çalışanı olan davalı ...’nın %80 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı ... yararına 40.000,00-TL, davacı ... ... ve ... yararına 5.000,00’er TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken davacı ... yararına 50.000,00-TL, davacı ... ... ve ... yararına 10.000,00’er TL’sine hükmedilmesi isabetsizdir.
Öte yandan manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ve reddi nedeniyle ihtiyari dava arkadaşları olan davacıların kabul edilen bölüm üzerinden lehlerine reddolunan bölüm üzerinden ise aleyhlerine ayrı ayrı tarife hükümleri gözetilerek avukatlık ücreti takdiri gerekirken tüm davacılar lehine hükmolunan toplam tazminat miktarı üzerinden avukatlık ücreti takdir olunarak avukatlık ücretinin noksan hesaplanması hatalı olduğu gibi, davacı eş ... ile çocuk ...’ün maddi tazminat istemlerinin reddinin, katsayı değişiklikleri sonucu sigorta tahsisleri peşin sermaye değerindeki artışlardan kaynaklanmasına ve davacıların dava açılırken bu hususu bilebilmesinin mümkün bulunmamasına göre, maddi tazminat istemlerinin reddi nedeniyle davalılar yararına avukatlık ücreti verilmesi de hatalı olmuştur.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, kararın temyiz etmeyen davalı ... yönünden kesinleştiği harcın da kamu düzenine ilişkin olduğu gözetilerek, H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca, temyiz eden davalılar ... Uluslararası Nakliyat AŞ ile 3K Uluslararası Nakliyat İth. İhr. Dah. Tic. ve Tur. AŞ yararına düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/3915, K. 2010/10535, 26 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama