KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/4287 E., 2011/6712 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Davacılar
- ... vs. Vek.Av ...
- Davalılar
- 1-... vek.Av....
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
:2-...
Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacılar ile davalılardan Dicle ... Aş. Vekilleri ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere göre, davacıların tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava zararlandırıcı sigorta olayı sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı hak sahipleri, murislerinin davalı işverenlerin işçisi olarak çalışırken 29.11.2006 tarihinde gerçekleşen iş kazası sonucu vefat ettiğini ileri sürerek ıslah talepleriyle birlikte, davacı ... için 72.119,34.- TL , davacı ... için 10.700,18.- TL,davacı ... için 8.183,34.- TL, davacı ... için 6.150,30.- TL maddi ve davacı eşe 120.000,00.- TL, davacı çocukların her birine 80.000,00.-TL, ana-babanın her birine 50.000,00.-TL ve kardeşlerin her birine 15.000,00.- TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Mahkemece maddi tazminat taleplerinin kabulü ile davacı eşe 50.000,00.- TL, davacı çocukların her birine 30.000,00.-TL, ana-babanın her birine 20.000,00.-TL ve kardeşlerin her birine 5.000,00.- TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
İş kazası sonucu vefat eden sigortalının, iş kazasında % 15 davalılardan Dicle ... Dağıtım A.Ş.'nin % 25, davalılardan ...'nin ise % 60 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. B.K.’nun 47.maddesinde, bedensel bütünlüğün bozulması halinde, Hakimin, olayın özelliklerini göz önünde bulundurarak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük, eş değişle vücut bütünlüğü kavramının fiziksel bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebildiğinden Hakimin, kararında bu özellikleri, objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
..../....
....2...
Öte yandan manevi tazminatın tutarını belirleme görevi, Hakimin taktirine bırakılmış ise de, hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı ve duyulan üzüntüyü hafifletecek nitelikte olması gerekir. Hakimin bu konudaki taktir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, işçinin sürekli iş göremezlik oranı, yaşı ve olay tarihi gibi durumları göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yaratması yanında caydırıcı nitelikte de olması gerektiği söz götürmez.
Olayın oluş şekline, müterafık kusur oranlarına, husule gelen elem ve ızdırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, kaza tarihindeki paranın alım gücüne, özellikle 26.06.1966 gün ve 1966/7-7 sayılı içtihadı birleştirme kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine, hak ve nesafet kurallarına göre davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğu açıkça belli olmaktadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/4287, K. 2011/6712, 15 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama