KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/566 E., 2011/1696 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 6.11.1988 tarihinden itibaren 45 gün süreyle geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde hük düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2 maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava, davacının davalıya ait işyerinde 06.11.1988 tarihinden itibaren 45 gün süre ile hizmet akdine dayalı olarak geçen Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen sigortalı hizmetlerinin tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu yönü ile davanın yasal dayanağı belirgin olarak 5510 sayılı Yasanın 86/9 maddesidir. Anılan maddede yönetmelikle tesbit edilen belgeler işveren tarafından verilmeyen sigortalılar çalıştıkları hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde dava açacakları hükmü öngörülmüştür. Madde de belirtildiği üzere yönetmelikle tesbit edilen belgelerin (işe giriş bildirgesi) verilmesi durumunda 5 yıllık hak düşürücü süreden bahsedilemiyeceği açıktır.
Madde belirtilen yönetmelikle tespit edilen belgeler işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu, müfettiş tarafından tutulan durum tespit tutanağıdır.
Somut olayda davacı ile ilgili olarak işe giriş bildirgesinin dönem bordrosunun verilip verilmediği, müfettiş tarafından düzenlenen durum tespit tutunağı bulunup bulunmadığı araştırılmadan davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Gerçekten davacıya ait ve SGK Kütahya İl Müdürlüğünde olduğu bildirilen şahsi sicil dosya aslı yada örneği istenilmeden ve davacı adına dava konusu süre ve işveren tarafından verilmiş bir işe giriş bildirgesinin dönem bordrosunun ve müfettiş tarafından tutulan durum tespit tutanağı olup olmadığı araştırılmadan davanın hak düşürücü sürenin geçmesi nedeni ile reddi doğru değildir.
Kaldı ki işveren tarafından Kuruma verilen işe giriş bildirgesinin veya dönem bordrosunun bulunması halinde 5 yıllık hakdüşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemiyeceğide ortadadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/566, K. 2011/1696, 28 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama