KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/5919 E., 2012/1089 K.·İncelenen Kararın
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2012
- Mahkemesi
- ... Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi
Karar Metni
464 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
Dava 24/09/2003 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda hayatını kaybeden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davalı H.. A.. aleyhine açılan davaların reddine.Davalılar İ.. B.., ... ve ... ... Madencilik İnş.San.Tic.Ltd.Şti aleyhine açılan maddi tazminat davasının reddine.Davalılar İ.. B.., ... ve ... ... Madencilik İnş.San.Tic.Ltd.Şti aleyhine açılan manevi tazminat davasının ise kısmen kabulü ile davacı N.. Ç.. için 7.000,00TL,davacı N.. Ç.. için 3.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki kayıt ve belgelerden;sigortalının ölümü ile neticelenen olay nedeniyle mahkemece ceza yargılaması sırasında iş güvenliği uzmanlarına aldırılan kusur raporları ile yetinildiği,birbiri ile uyumlu bu raporlarda ise meydana gelen kazada 5/8 oranında davalı şirketin(3/8 oranında şirket yetkilisi davalı ... ve 2/8 oranında şirket yöneticisi ... olmak üzere) ve 3/8 oranında ise kazalı sigortalının kusurunun bulunduğunun belirtildiği,davacıların maddi kayıplarının tümünün S.G.K Başkanlığı tarafından tahsis ile karşılandığı anlaşılmıştır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler ve özellikle davacının meydana gelen iş kazasındaki kusur oranı gözetildiğinde davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı “azdır”.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve daha uygun bir manevi tazminat miktarına hükmedilmek üzere karar bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/5919, K. 2012/1089, 6 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama