KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/6282 E., 2012/1524 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2012
- Mahkemesi
- ... Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava,1998 tarihinde geçirdiği iş kazasında yaralanan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece;davalılardan DSİ Genel Müdürlüğü ve V.. K.. aleyhine acılan davaların reddine,diğer davalılar ... İnş.A.Ş, ... Ahşap-Beton Ltd ve C.. K.. aleyhine açılan davaların kabulü ile 1000,00TL maddi 9000,00TL manevi tazminatın davalılardan kusurları oranında tahsiline karar verilmiş olup karar süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden;davacının 21.9.2005 tarihli tavzih dilekçesi ile talebindeki maddi hatalarını düzelttiği ve buna göre nihayetinde zararlarının tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini istediği,davacıya yargılama aşamasında vasi atandığı anlaşılmıştır.
Somut olayda,davacı vekilinin dava dilekçesini tavzih edip nihayetinde talep olunan tazminatların davalılardan müşterek ve müteselsil tahsilini talep etmesine göre davacının düzeltilmiş bu talebi dışında bir başka şeye(davalılardan kusurları oranında tahsiline) karar verilmesi ,ayrıca karar başlığında yargılama aşamasında kısıtlanarak vesayet altına alınan davacının vasisinin adının belirtilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HUMK.nun 438/7. (6100 sayılı H.M.K.’nun 370/2.) maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/6282, K. 2012/1524, 13 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama