1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itrazlarının reddine,
2-Dava, davacıya davalı kurum tarafından yaşlılık aylığına hak kazanmak için gerekli sigortalılık süresinin eksik bildirilmiş olmasından dolayı 3 ay yaşlılık aylığı hakkından mahrum kalmasından dolayı uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece,davanın kabulü ile, davacıya 1.1.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, eksik ödenen 2000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 16.4.2004 tarihli dilekçesi ile davalı Kurumdan yaşlılık aylığı hakkı kazanmak için kalan sürenin kendisine bildirilmesini talep ettiği,SGK Başkanlığı Sigorta İşleri Genel Müdürlüğü ...
Sigorta İl Müdürlüğü’nün 18.4.2004 tarihli yazısıyla davacıya 730 gün sigortalı günü olduğunu, en az 3600 günü tamamlayıp talepte bulunması halinde gerekli işlemlerin yapılacağını bildirmesi üzerine, davacının yurtdışında geçen 2870 günlük çalışmasını 3201 sayılı Yasaya göre borçlanma talebinde bulunup taahhütname verdiği, davalı kurumca 10.045 USD borç tahakkuk ettirildiği,davacı tarafından 21.12.2006 tarihinde söz konusu miktarın SGK hesabına yatırılarak, 12.12.2007 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis edilmesi için başvurduğu,
ancak davacının prim ödeme gün sayısının eksik olması bu nedenle gerekli şartları taşımadığı gerekçesi ile tahsis talebinin reddedilmesi üzerine, davacının 25.3.2008 tarihinde 30 gün için yeniden borçlanma talebinde bulunduğu,davalı kurumca 27.3.2008 tarihinde 105 USD borç tahakkuk ettirildiği, davacının 27.3.2008 tarihinde söz konusu miktar SSK hesabına yatırılarak yeniden yaşlılık aylığı bağlanması için talepte bulunduğu, davalı kurumca davacıya 1.4.2008 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
Yaşlılık aylığı şartları 1.4.2008 tarihinde oluştuğundan davalı Kurumca davacıya 1.4.2008 tarihi itibariyle aylık bağlanmasına ilişkin işlem doğru olup mahkemece davacıya 1.1.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur.
Davacının maddi zararına gelince; Davacıya davalı Kurumca 1.4.2008 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığına göre davalı Kurumun hatalı işlemi nedeniyle mahrum kaldığı yaşlılık aylığı miktarı 1.1.2008-1.4.2008 tarihleri arasında ödenmesi gereken (568,19 TL x 3 ay)= 1.704,57 TL. olup mahkemece davalı Kurumca davacıya 1.4.2008 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığı ve ödendiği halde Nisan 2008 aylığının da zarar hesabına katılmış olması hatalı olmuştur.
Öte yandan Mevzuatımızda borç ilişkisinin kaynağı; sözleşme, nedensiz zenginleşme, kanundan doğan kusursuz sorumluluk ve haksız eylemdir.
Giderim davasının konusunu zarardan sorumlu olanlara giderimin ödettirilmesini oluşturur. Genel davranış kurallarını hukuka aykırı ve kusurlu olarak ihlal eden ile zarara uğrayan arasında borç ilişkisi meydana gelir. Bunun sonucu olarak zarar veren giderim borcu ile sorumlu tutulur.
Somut olayda, davalı Kurumca davacının sigortalı gün sayısının yanlış bildirilmesi nedeniyle davacının 3 ay yaşlılık aylığından yoksun kaldığı ancak kişinin de kendi sigortalılık durumunu bilmesi gerektiği bu nedenle oluşan zararın bir kısmına katlanmak zorunda olduğu, söz konusu alacağın yaşlılık aylığı alacağı olmayıp maddi zarar alacağı olduğu gözetilmeksizin ve oluşan zarardan BK’nun 44/1. maddesi gereğince bir miktar indirim yapılmaksızın hüküm kurulmuş olması da doğru olmamıştır.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ;Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.