İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2010/8190 K.2011/12061

Davacı, kurumca tescil edilen hizmetin geçerliliğine 5763 sayılı yasadan yararlandırılmasına, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili…

Esas2010/8190Karar2011/12061Tarih1 Aralık 2011Okuma5 dk · 1.048 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/8190 E., 2011/12061 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Aralık 2011
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.048 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı, kurumca tescil edilen hizmetin geçerliliğine 5763 sayılı yasadan yararlandırılmasına, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

Dava, davacının mahkemece hükmedilen ve Kurumca tescil edilen hizmetlerinin geçerliliğine, şartları oluşmadan uygulanan 5510 sayılı Yasa'nın Geçici 17.maddesinin uygulanmasına ilişkin işlemin ortadan kaldırılmasına, 5763 sayılı Yasa'dan yararlandırılması gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile davallı Kurumun 5510 sayılı Yasa'nın Geçici 17.maddesinin uygulanmasına ilişkin işleminin ortadan kaldırılmasına,davacının prim borcu için 5510 sayılı Yasa'ya 5763 sayılı Yasa ile eklenen prim borcunun yapılandırılması hakkından yararlanabileceğinin tespitine,aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının aynı mahkemede 11.02.2008 tarihinde açtığı Tarım ... sigortalılığının tespitine ilişkin davasının 16.04.2009 tarihinde kabul edilerek davacının 01.06.1995-31.12.2007 tarihleri arasında Tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verildiği ve kararın 09.09.2009 tarihinde Dairemizce onanarak kesinleştiği,11.07.2008 tarihinde 5510 sayılı Yasa'ya 5763 sayılı Yasa ile eklenen yapılandırmadan yararlanmak için yaptığı başvurunun Kurum sigortalısı olmadığı gerekçesiyle Kurumca reddedildiği,tescil davası kesinleştikten sonra Kurumca davacının tescilinin mahkeme kararına göre 01.06.1995-31.12.2007 şeklinde

işlenerek prim ödemesi olmadığı için 5510 sayılı Yasanın Geçici 17.maddesi gereğince sigortalılığının 01.06.1995 tarihi itibariyle durdurulduğu anlaşılmaktadır.

Davanın Yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın Geçici 17.maddesi olup anılan maddede.

Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla,

prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez.

Ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.

Öte yandan, 15.5.2008 kabul tarihli 5763 sayılı Yasa’nın 27. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’ya eklenen Geçici 24. maddeye göre de 1479 sayılı Yasa ve 2926 sayılı Yasa’ya göre sigortalı olanların 31.3.2008 tarihine kadar olan prim ve sosyal güvenlik destek primi borçlarının bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden iki ay içinde yazılı olarak başvurulması kaydıyla belirtilen şartlarla peşin veya yirmidört aya kadar eşit taksitler halinde ödeneceği, 31.7.2008 kabul tarihli 5797 sayılı Yasa’nın 4. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’ya eklenen Geçici 25. maddeye göre de,

sigortalıların Geçici 24. madde kapsamına giren ve bu madde hükümlerine göre prim borçlarını yapılandırmamış olmaları halinde maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yirmi gün içinde yazılı olarak başvurulması kaydıyla belirtilen şartlarla peşin veya oniki aya kadar eşit taksitler halinde ödeneceği belirtilmiş ve son başvuru tarihi 8.9.2008 tarihine kadar uzatılmıştır.

Somut olayda, davacı ile davalı Kurum arasındaki uyuşmazlık davacının 01.06.1995-31.12.2007 tarihleri arasında sigortalılık şartlarının bulunup bulunmadığı konusunda değil prim borcu bulunması nedeniyle 01.06.1995 tarihi itibariyle sigortalılığının durdurulup durdurulamayacağı noktasındadır. Davacının prim borcu bulunduğundan 5510 sayılı Yasa'nın Geçici 17.maddesi uyarınca Kurumca davacının sigortalılığının 01.06.1995 tarihi itibariyle durdurulması doğrudur.

Davacının bu dönemde sigortalı sayılabilmesi için 5510 sayılı Yasanın Geçici 17. maddesi gereğince davalı Kurumca kendisine bildirilen prim borcunun tamamını tebliğden itibaren üç ay içinde ödemesi gereklidir.

Ne var ki; dosya içinde davalı Kurumun davacıya ödemesi gereken prim borcunu tebliğ ettiğine ilişkin bir belge bulunmadığı gibi, davacının da bu borcu tebliğden itibaren üç ay içinde ödediğine ilişkin bir belge de yoktur.

Ancak, 6111 sayılı Yasanın 16. maddesinde "Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan mülga 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ve mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa göre tescilleri yapıldığı halde prim borçları nedeniyle ilgili kanunları uyarınca sigortalılık süreleri durdurulmuş ve bu sigortalılık süreleri bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ihya edilmemiş olanların kendileri veya hak sahipleri,

bu sigortalılık sürelerinin ihyası amacıyla 5510 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinin ikinci fıkrasına istinaden bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar yapacakları yazılı müracaatlarında, durdurulan bu sigortalılık süreleri için ödeyecekleri prim tutarının, sigortalılık süreleri durdurulmamış gibi değerlendirilerek bu Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasına göre hesaplanmasını talep edebilirler.

Bu şekilde hesaplanan prim borç tutarının tamamı bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen beşinci ayın sonuna kadar ödendiği takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Bu maddede belirtilen süre içinde hesaplanan borç tutarının tamamının ödenmemesi halinde ihya işlemi geçerli sayılmaz ve bu madde kapsamında ödenmiş olan tutarlar ilgilinin bu madde kapsamı haricinde başkaca prim borcunun bulunmaması kaydıyla faizsiz olarak iade edilir."

Kanunların geriye yürümesi konusunda mevzuatımızda genel bir düzenleme bulunmamaktadır. İlke olarak her yasa yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurmaya başlar. Bunun doğal sonucu da yasaların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilemeyeceği, başka bir anlatımla geriye yürümeyecekleridir.

Ancak devam eden uyuşmazlıklarda, tamamlanmamış hukuki durumlara yeni yasa veya düzenleyici kural “derhal yürürlüğe girme” niteliği nedeniyle uygulanacak ve hukuki sonuçlarını doğuracaktır. Bu gibi durumlarda kanunların geriye yürümesi değil ani etkisi söz konusudur. Sosyal güvenlik hukukunun ilgi alanı kamusal olup otoritesi kamu düzenini ilgilendirmektedir.

Bu nedenle sosyal güvenlik hukuku ile ilgili yasalar yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurur.

Bu açıklamalar karşısında mahkemenin karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6111 sayılı Yasanın 16. maddesinin tamamlanmamış hukuki durumlara uygulanacağının kabulü gerekir.

Yapılacak iş; davacıya 6111 sayılı Yasa’nın 16. maddesinden yararlanmak isteyip-istemediğini açıklattırmak, istediği taktirde süresinde yapılmış bir başvuru kabul edilerek bir karar vermek kabul etmez ise davalı Kurumca davacıya 5510 sayılı Yasanın Geçici 17. maddesi gereğince prim borcunu ödemesi için yazı yapılıp tebliğ edilip edilmediğini, edilmiş ise süresi içinde ödeyip ödemediğini araştırıp çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/8190, K. 2011/12061, 1 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/8190
Karar No
2011/12061
Tarih
1 Aralık 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2010/8245 K.2011/16807
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/8334 K.2011/22597
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/8424 K.2011/46908
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2010/8441 K.2011/11960
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2010/8442 K.2011/11971
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2010/8462 K.2011/16838

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.