KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/8251 E., 2011/5582 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
715 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekilleri vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 09.06.2005 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu %5,1 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece 11.553,95 TL maddi, 6.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi zararının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendi
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; dava dilekçesinde davacı, olay tarihindeki ücretinin aylık net 510,00 TL, üç ayda bir yarım maaş tutarında ikramiye, 1 ton yakacak parası, dini bayramlarda 12,00 TL net bayram harçlığı ve her ay 60,00 TL tutarında gıda çeki verildiğini, ileri sürmüştür.
Dosyada bulunan 2006 yılı şubat ayı imzalı ücret bordrosunda günlük 2.70 TL aylık net ücretin 406,26,00 TL, olduğu, TMMOB'ğı İstanbul şubesi tarafından tespit edilen pres operatörü işçinin ücretin ise 2005 yılında aylık 1.127,00 TL brüt, 2006 yılında 1.239,00 TL brüt, 2007 yılında aylık 1.363,00 TL brüt 2008 yılında aylık 1.500,00 TL brüt ve 2009 yılında aylık 1.650,TL brüt olduğu anlaşılmaktadır.
Hükme esas alınan raporda ise ikili bir hesaplama yapılarak kaza tarihinde günlük ücretin Makine Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi tarafından bildirilen net ücretin (807,50 TL ) dava dilekçesinde belirtilen (510,00 TL) ücretin çok üstünde olması nedeni ile taleple bağlı kalınarak 510,00 TL ücrete göre (asgari ücretin 1,45 katı) yapılan hesaplama sonucu Kurum tarafından ödenen 790,56 TL geçici iş göremezlik ödeneği düşüldükten sonra bulunan maddi zararın 11.553,95 TL olduğu,
İş yeri kayıtları ve imzalı ücret bordrolarında belirtilen ücret dikkate alındığında kaza tarihindeki aylık net ücret 435,27 TL kabul edilerek (asgari ücretin 1,21 katı) yapılan hesaplama sonucu Kurum tarafından ödenen 790,56 TL geçici iş göremezlik ödeneği düşüldükten sonra bulunan maddi zararın 9.685,38 TL olduğu görülmektedir.
Somut olayda; iş yeri kayıtlarında davacının işyerinde çalıştığı dönemlerde aldığı ücretleri iş yeri dosyasında belli olduğundan, davacının maddi zararının hesabının iş yeri kayıtları ile imzalı ücret bordroları esas alınarak yapılan hesaplama dikkate alınarak 09.03.2010 tarihli hesap bilirkişi raporunun (b) şıkkına göre yapılan hesaplama sonucu bulunan miktar esas alınarak karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu bilirkişi raporunun (a) şıkkına göre yapılan hesaplama sonucu bulunan miktar üzerinden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/8251, K. 2011/5582, 14 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama