KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/8507 E., 2010/10331 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
621 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, 1.7.1996-30.9.2007 tarihleri arası tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Davacı, 1479 sayılı Yasa'ya tabi zorunlu sigortalı çalıştığı süre dışında 01.07.1996-30.09.2007 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2926 sayılı Yasa’nın 2. maddesinde kimlerin tarım ... sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir. Buna göre, "kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan Sosyal Güvenlik Kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın 3. maddesinin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyetlerde bulunanların bu kanuna göre sigortalı sayılacakları" kabul edilmiştir. Öte yandan, 2926 sayılı Yasa’nın 6/b maddesi hükmüne göre, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren sigortalılıkları sona erer.
Dosya içeriğinden, davacının 01.11.1998 tarihinde 2926 Sayılı Yasa gereğince tarım ... sigortalısı olarak tescil edildiği,30.10.2002 tarihine kadar tarım ... sigortalısı olarak kabul edildiği, 06.11.2002-30.01.2004, 01.06.2006-30.04.2007,01.10.2007-devam eder şekilde 1479 Sayılı Yasaya tabi zorunlu Esnaf Bağ-Kurlu olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur.Anlaşmazlık, uyuşmazlık olmayan bu tarihler dışında dava konusu dönem içinde Tarım ... sigortalısı olup olamayacağı konusundadır.
Davacının Haziran 1996 tarihinden 2001 yılı dahil her yıl üretip sattığı üründen prim tevkifatının yapıldığı, 01.05.1994 tarihinden itibaren devam eden ziraat odası kaydının bulunduğu, davacının 30.10.2002 tarihli Kurum kayıtlarına giren dilekçesinde 30.10.2002 tarih itibarı ile Tarım ... sigortalılığının durdurulmasını istediği gelen kayıtlarda açıktır.
Tarım ... sigortalılığının devamı sırasında diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmaların bulunması halinde bunların özellikle kısa süreli çalışmalar olması ve bu çalışmaların varlığı halinde de tarımsal faaliyetin devam ettiğinin kayıt, belge ve delillerle desteklenmesi durumunda tarımsal faaliyeti devam ettirme iradesinin kaybolmadığı kabul edilir.
Uzun süreli çalışmaların devreye girmesi durumunda artık iradenin, bu çalışmanın tabi olduğu sigorta kolunda oluşacağı açık olduğundan, uzun süreli çalışma sonrasında tarım sigortalılığının devam etmeyeceği ancak kuruma yeniden müracaatın bulunması veya tarım ... sigortalılığına devam etme iradesini ortaya koyacak şekilde düzenli prim ödemelerinin ya da sattığı ürünlerden prim tevkifatlarının yapılmış olması durumunda devam edebileceği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14.02.2007 gün ve E:2007/21-73, K:2007/71; 11.07.2007 gün ve E:2007/21-543, K:2007/541 sayılı kararları).
Davacının 1479 Sayılı Yasa ya tabi çalışmaları uzun sürelidir.Davacının Tarım ... sigortalılığının durdurulmasını istediğini içeren 30.10.2002 tarihli dilekçesi ve 2001 yılından sonra prim kesintisi ve prim ödemesi de bulunmadığı nazara alındığında , 30.10.2002 tarihinden sonra Tarım Bağ-Kurlu olma iradesinin ve sigortalılık şartlarının bulunmadığı açıktır. Bu nedenle 01.07.1996-30.10.1998 tarihleri arasındaki döneme ilişkin istemin kabulüne, Kurumca kayıt ve tescil edilen 01.11.1998-30.10.2002 tarihleri arasındaki döneme yönelik istem hakkında hukuki yarar olmadığından karar verilmesine yer olmadığına, fazla talebin reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/8507, K. 2010/10331, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama