KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/9691 E., 2010/12619 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
659 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, sigorta başlangıç tarihinin 14.6.1973 olduğunun ve 2.4.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm temyiz itirazlarının reddine. 2-Davacının temyizine gelince; Dava, davacının sigorta başlangıç tarihinin 14.06.1973 tarihi olduğunun ve 02.04.2008 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulüne ilişkin verilen 23.09.2008 tarihli karar Dairemizin 24.11.2009 tarihli kararı ile davacının 4447 sayılı Yasanın 17. maddesi ile 506 sayılı Yasaya eklenen geçici 81 maddesinin yürürlüğe girdiği 08.09.1999 tarihinde Türkiye’de sosyal sigortalar kapsamında sigortalı olarak çalışması bulunmadığı gibi bu tarihde, 3201 sayılı Yasa kapsamında yapılmış bir borçlanması da bulunmadığı,
bu durumda davacının yaşlılık aylığı bağlanma koşullarının 3201 sayılı Yasa kapsamında Kuruma borçlanmanın yapıldığı 02.04.2008 tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasanın 60/A-b maddesine göre değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak 01.07.2010 tarihli karar ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbitine ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 14.06.1973 olduğu ve tahsis talep tarihi olan 02.04.2008 tarihi itibari ile 3201 sayılı Yasa kapsamında Almanya'da geçen 14.06.1973-30.09.1984 tarihleri arasındaki 4066 gün çalışmasını borçlanmak için Kuruma başvurduğu, bu çalışmasından 4066 gününe isabet eden 14.231 Doları Kuruma ödediği, 34 yıl 9 ay 18 gün sigortalılık süresi ve 4066 gün prim ödemesi bulunduğu konusunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, davacının yaşlılık aylığı şartlarının yurt dışı borçlanmasını yaptığı tarih olan 02.04.2008 tarihinde yürürlükte olan 506 sayılı Yasanın 60/A-b maddesi uyarınca mı, yoksa 25.08.1999 tarih ve 4447 sayılı Yasanın 17. maddesi ile 506 sayılı Yasaya eklenen geçici 81. madde hükümlerine göre mi belirleneceği noktasında toplanmaktadır.
506 sayılı Yasa'nın geçici 81/A maddesi, bu yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümlere göre yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olanlar ile sigortalılık süresi 18 yıl ve daha fazla olan kadınlar ve sigortalılık süresi 23 yıl ve daha fazla olan erkekler hakkında, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanacağını kabul etmiştir. Yurt dışı hizmet borçlanmasının yapıldığı 02.04.2008 tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasanın 60/A-b maddesi ise sigortalının yaşlılık aylığından yararlanabilmesi için kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş olması, 25 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 4500 gün prim ödemesi gerektiğini kabul etmiştir.
Diğer yandan, her ne kadar bozma kararına uyma usulü kazanılmış hak doğurur ise de, usulü kazanılmış hakkı ortadan kaldıran yeni bir içtihadı birleştirme kararının çıkması, geçmişe etkili yeni bir yasanın yürürlüğe girmesi, usulü kazanılmış hak gereğince uygulanması gereken yasa hükmünün Anayasa Mahkemesi tarafından iptali, maddi hataya dayalı bir bozma kararına uyma gibi durumlar usulü kazanılmış hakkın gerçekleşmesine engel olur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2004/21-298 E. 2004/252 K., 2003/11-277 E. 2003/295 K., 2006/15-275 E. 2006/366 K., 2001/2-430 E. 2001/ 432 K., 2006/4- 519 E. 2006/ 527 K. nolu kararları da bu yöndedir.
Somut olayda davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 14.06.1973 olduğu ve tahsis talep tarihi olan 02.04.2008 tarihi itibari ile 3201 sayılı Yasa kapsamında Almanya'da geçen 14.06.1973-30.09.1984 tarihleri arasındaki 4066 gün çalışmasını borçlanmak için Kuruma başvurduğu, bu çalışmasından 4066 gününe isabet eden 14.231 Doları Kuruma ödediği,
34 yıl 9 ay 18 gün sigortalılık süresi ve 4066 gün prim ödemesi bulunduğu açık olmakla davacının yaşlılık aylığı şartlarının 3201 sayılı Yasa kapsamında Kuruma borçlanmanın yapıldığı 02.04.2008 tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasa’nın 60/A-b maddesine göre belirlenmesi gerektiği yolunda Dairemiz bozma kararının maddi hataya dayalı olduğu ve kamu düzenini ilgilendiren bu davada davalı yararına usulü kazanılmış hak yaratmayacağı kabul edilmelidir.
Bu durumda mahkemece istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/9691, K. 2010/12619, 16 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama