KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/9802 E., 2011/11537 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
731 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı, 1.3.1994-24.3.2003 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitiyle,aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun ve davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, Davacı 1.3.1994-24.3.2003 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun'a tabi Tarım ... sigortalısı olduğunun ve 25.7.2008 talep tarihini takip eden 1.8.2008 tarihi itibariyle emekliliğe hek kazandığının tesbitini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacının 05.9.2001-01.3.2002 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesine koşut geçmiş Tarım ... hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar.
Anılan yasanın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir.
2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 50 yaşını dolduran kadınlarla, 55 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından Tarım ... sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir.
Diğer yandan, resen tescil başlığını taşıyan 9. maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurumca resen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36. maddesi kapsamında Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür.
Bu bağlamda 2. madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek Sosyal Güvenlik Kurumu’na ödenmesi halinde kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır.
Sosyal Güvenlik Kurumu’nun iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı resen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği resen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. Ayrıca, 2926 sayılı Yasa’nın 10. maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının , tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan ...
Ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile birliği, ... Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının Tarım ... sigortalısı olarak tescil kaydının 01.03.2002 tarihinden itibaren bulunduğu, üzerine kayıtlı zirai arazisinin bulunduğu, 05.09.2001 tarihinden itibaren ziraat odası kaydının bulunduğu, Tarım Kredi Kooperatifi kaydının bulunmadığı, anlaşılmaktadır.
Tarım ... sigortalılık niteliğini yitirenlerin Tarım ... sigortalılığının yeniden başlaması için tescil veya tescil yerine geçen iradi prim ödemesi ya da prim tevkifatı yapılması gerekmektedir. Belirtilen durumlar dışında, Tarım ... sigortalılığının ziraat odası kaydı, tarım kredi kooperatifi kaydı, doğrudan gelir desteği ödemelerinden yararlanma, zirai kredi kullanımı ve benzeri nedenlerle kendiliğinden yeniden başlayıp devam etmeyeceği dikkate alınmalıdır. Bu husus, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14.02.2007 gün ve E:2007/21-73, K:2007/71, 03.10.2007 gün ve E:2007/10-658, K:2007/71; 28.11.2007 gün ve E:2007/10-907, K:2007/893 ve 25.02.2009 ve E:2009/21-39, K:2009/92 sayılı kararlarında da benimsenmiş bulunmaktadır.
Dosya içerisinde mevcut 5.7.2005 tarihli ... Gıda San.ve Tic. A.Ş tarafından tanzim edildiği iddia edilen kesinti belgesi hakkında, ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından ... Süt Fabrikası adına belgeyi tanzim eden kişilerin tespiti için ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosu'nun 21.04.2010 tarihli yazısı ile davacı hakkında dolandırıcılık suçundan soruşturma dosyasının mevcut olduğunun bildirildiği, 22.4.2010 tarihli duruşma zaptından ise söz konusu soruşturma dosyasının halen derdest olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, 05.09.2001 tarihinde başlayan ziraat odası kaydına dayalı olarak yeniden Tarım ... sigortalılığının başlatılarak Tarım ... sigortalısı kabul edilmesi usul ve yasaya uygun değildir. Ayrıca ... Cumhuriyet Savcılığı soruşturmasının sonucu beklenilerek tüm delillerin birarada değerlendirilmesi ile bir sonuca varılması gerekirken, mahkemece soruşturma sonucu beklenmeden eksik inceleme ile sonuca gidilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun ve davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/9802, K. 2011/11537, 28 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama