KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/9979 E., 2011/812 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
586 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle 37.237.00-TL'in davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekilince istenilmesi ve davalılardan ...
İnşaat ve Gemi İnşa San.ve Tic.Ltd.Şti vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 08.02.2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan ...Marine Gemi Yapım Sanayi ve Deniz Taşımacılığı A.Ş. vekili Avukat ... Manyas ile karşı taraf vekili ... Sapçı geldiler. Davalılardan ... İnşaat ve Gemi İnşa San.ve Tic.Ltd.Şti adına kimse gelmedi.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere temyizin kapsamı ve temyiz nedenlerine göre, davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava; 21.08.2007 meydana gelen iş kazası sonucu %34 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde taraflarca temyiz edilmiştir. Mahkemenin maddi tazminatın belirlenmesine ilişkin kararı yerindedir. Ancak manevi tazminatın takdirinde hataya düşüldüğü görülmektedir.
17.03.2008 havale tarihli dava dilekçesinden açıkça anlaşıldığı üzere, davacılar zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunurken, kazanın meydana gelmesinde sigortalının hiçbir kusurunun olmadığını belirtmiş, giderek davalıların tam kusuruna dayanmışlardır.
22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde de açıklandığı üzere ölenin müterafik kusurunun varlığı halinde, bu durumun hak sahiplerinin manevi tazminatlarının takdirinde göz önünde bulundurulması gerekir. Somut olayda, kazalının %20 oranında kusurlu bulunduğu kusur raporu karara esas alınmıştır.
Hal böyle olunca ve özellikle, sigortalının kusursuz olduğu belirtilerek dava açılmış olmasına göre, hak sahiplerinin manevi tazminatlarının sigortalının müterafik kusuru gözetilerek bir miktar indirim yapılmak suretiyle belirlenmesi gerekir.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 28.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 30.000,00-TL’sine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/9979, K. 2011/812, 8 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama