KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/10680 E., 2011/11165 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
545 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1.1.1999- 27.10.2002 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tesbitiyle işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-İşçilik alacakları yönünden;Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda değişiklik yapan 5219 sayılı Yasa'nın 2. maddesi uyarınca 01.01.2008 tarihinden sonra, anılan yasanın 427.maddesindeki kesinlik sınırı, 1.250,00 TL.’ye çıkarılmış olup, inceleme konusu kararın işçilik alacaklarına yönelik kısmı toplam 374,20-TL alacağın davalı işverenden tahsiline ilişkin olup bu tarihten sonra verilmiş ve kesinlik sınırının altında bulunmuş olmakla, söz konusu maddelere göre hüküm kesin nitelik taşıdığından 01.06.1990 tarih ve E: 1989/3, K: 1990/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da göz önünde tutularak, davalı işveren vekilinin işçilik alacaklarına yönelik temyiz dilekçesinin, kararın kesinlik sınırları içinde kalması nedeniyle Dairemizce reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Hizmet tespiti yönünden;
Dava, davacının 01.01.1999-27.10.2002 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile,davacının davalı işyerinde 01.10.1999-27.10.2002 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak toplam 489 gün çalıştığının tesbitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 01.09.1999 tarihinde davalı işyerinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiği,01.09.1999-30.09.1999 tarihleri arasında 30 gün davalı işyerinden, 25.04.2002-20.06.2002 tarihleri arasında 56 gün 1623 nolu davadışı işyerinden,06.09.2002-07.09.2002 tarihleri arasında 2 gün 132 nolu davadışı işyerinden bildiriminin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır.
Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
Çalışma olgusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir.
Bu tanıkların ifadeleri ilc çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527,30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda, mahkemece dinlenen tanık beyanlarına itibar edilerek davacının davadışı işyerlerindeki çalışmaları dışlanmak suretiyle okulların açık olduğu dönemde sadece hafta sonları, okulların kapalı olduğu dönemde ise sürekli çalıştığı kabul edilerek hizmet süresinin tespiti yerinde ise de davacı tanıklarının çoğu sanayi sitesinde cumartesi günü çalışma yapıldığını, pazar günleri çalışma yapılmadığını söylediği ve davacının yaptığı iş ve işyerinin niteliği gözönünde bulundurulduğunda pazar günü çalışma yapılmayacağı dikkate alınarak hafta sonları sadece bir gün üzerinden hizmet süresinin tespiti gerekirken hafta sonları iki gün üzerinden hesap yapılarak hizmet tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/10680, K. 2011/11165, 24 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama