1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı sebze üreticisi olması nedeniyle ilk kesintinin yapıldığı tarihten itibaren 31.12.2003 tarihine kadar tarım ... sigortalısı olduğunun tespitini, 29.4.2011 tarihli dilekçesi ile de 6111 sayılı Yasadan yararlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 1.6.1995– 31.12.2003 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine, davacının 6111 sayılı yasa kapsamında yapılandırılmasına karar verilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 83. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya talep sonucunu değiştirebilmesi imkânını sağlamaktadır. İki taraf da duruşmada hazır iseler ıslah sözlü olarak yapılabilir. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür.
Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Başka bir anlatımla ıslah, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule ilişkin işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır. Bu bağlamda, yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir talepte bulunma olanağı bulunmamaktadır.
Davacı isterse dava dilekçesini tamamen ıslah ederek dava konusunu değiştirebilirse de, yeni dava konusu önceki dava konusunun yerine geçer ve yine tek bir dava söz konusu olur. Ancak, davacı peşin harç yanında başvuru harcını da yatırarak yeni bir talep de bulunması hallerinde ise bir ek dava olarak nitelendirilme hali olayımız dışındadır.
Somut olayda davacının dava dilekçesinde yapılandırma yasasından yararlandırılması konusunda bir talebi bulunmadığı ve dava konusu yapmadığı bir konuda ıslahla talepte bulunamayacağı halde mahkemece bu yön gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin davacının 6111 sayılı Yasa kapsamında yapılandırılmasına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK.nın 370/2. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1. fıkrası 4.satırının tamamen silinmesine, yerine;
“ Dava konusu edilmeyen konuda ıslahla talepte bulunulması mümkün olmadığından davacının bu konuda dava açma hakkı saklı kalmak üzere 6111 sayılı Yapılandırma Yasasından faydalanması gerektiğinin tespiti isteminin reddine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 29.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.