KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/11497 E., 2011/10859 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
1.347 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, davalılardan ... ve ... hakkında açılan davanın reddine, 52.640.65-TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacı ile davalılardan ... İnş.Turz.San.ve Tic.Ltd.Şti., ... İnş.San.Tic.A.Ş., ...
Kurtarma ve Vinç İşletmesi Tic.Ltd.Şti. vekillerince istenilmesi ve davalılardan ... İnş.Turz.San.ve Tic.Ltd.Şti. vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12.04.2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan ... İnş.Turz.San.ve Tic.Ltd.Şti. vekili Avukat ... ... ile karşı taraf vekili ... geldiler. Diğer davalılar adına gelen olmadı.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve eksikliğin ikmali açısından geri çevrilmesine karar verilen dava dosyası yeniden Dairemize gelmiş ve 10.08.2011 tarihinde esasa kaydedilmiş olmakla dosya üzerinde yeniden yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazıları, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle
2-Davalıların temyiz itirazlarına gelince;
Dava, iş kazası sonucu, sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulü ile 28.140,65 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, 24.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, davalılar ... İnşaat San. İnş. AŞ , ... İnşaat Turizm San. Tic. Ltd Şti ve davlı ... Kurtarma ve Vinç işletmesi Tic. Ltd. Şti ile davalı ... ...den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmişitir
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalılardan ... İnş. San. Tic. Anonim Şirketinin taşaronu ... İnş. Tur. Taah. San. Ltd.. Şti işçisi olarak çalışmakta olan davacının inşaatın ikinci katının dış sıvasını yaptıktan sonra ... Kurtarma ve Vinç işl. Tic. Ltd.
Şti ne ait operatör ...den tarafından kullanılan vinç yardımı ile aşağı inmek istediği sırada vinçin devrilmesi sonucu 28.01.2003 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu Sosyal Sigortalar Kurumu Tedavi Hizmetleri ve Maluliyet Daire Başkanlığının kararı ile % 35 oranında sürekli iş gücü kaybına uğrayacak şekilde yaralandığı, davacıya İş bankası aracılığı ile ... Kurtarma ve Vinç işl. Tic. Ltd.
Şti ve yetkilisi ... tarafından 22.04.2003-22.09.2006 tarihleri arasında toplam 5.560,00 TL ödendiği, Genel Sigorta Anonim Şirketi tarafından iş yeri malu mesuliyet sigortası kapsamında iş kazası nedeni ile 25.03.2003 tarihli ibraname ile 14.000.000,00 TL. 22.05.2003 tarihli ibraname ile 364,80 TL 16.02.2004 tarihli ibraname ile 7.000,00 TL. 10,09,2004 tarihli ibraname ile 755,00 TL 05.10.2004 tarihli ibraname ile 1.129,00 TL.
18.11.2004 tarihli ibraname ile 9.650,00 TL olmak üzere toplam 32.898,80 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı maddi ve manevi zararını müteselsil sorumluluk esasına göre asıl işveren ... İnşaat San. İnş. AŞ , taşaron , ... İnşaat Turizm San. Tic. Ltd Şti ile üçüncü kişi ... Kurtarma ve Vinç işletmesi Tic. Ltd. Şti ve vinç operatörü ...den"e yöneltilmiştir. Bu yönüyle davalıların Borçlar Kanununun 51. maddesinde düzenlenen eksik teselsül hükümlerine göre davacıya karşı sorumlu oldukları ortadadır.
Borçlar Kanununun 51. maddesi hükmü gereğince borçlulardan her biri borcun tamamından tek başına sorumlu olduğundan, borçlulardan birisinin borcunun zaman aşımına uğramış olması alacak miktarına etkili değildir. Bu kuralın doğal bir sonucu olarak da zaman aşımı def’inden ancak kendi borcu zaman aşımına uğramış olan borçlu yararlanabilir ve her davalıya kendi hukuki durumlarına uygun zaman aşımı süresi uygulanır.
Davacı vekilinin yargılama sırasında yaptığı 26.03.2010 tarihli başvuru harcı ile birlikte nisbi harç ta yatırarak verdiği ek dava niteliğindeki ıslah dilekçesi ile 900,00 TL olan maddi tazmirnat istemini 28..140,65 TL manevi tazminat istemini de 60.000,00 TL manevi tazminat istemine karşılık davalı ... Kurtarma ve Vinç işletmesi Tic. Ltd. Şti tarafından zamanaşımı def’inde bulunulmuştur.
Borçlar Kanununun 41. maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 60. maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararın tazmini istemi ile açacağı davaların, zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 1 ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir.
Buna Karşılık, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 109/1. maddesinde "motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.", aynı Yasanın 109/2 maddesinde ise "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir.
Söz konusu maddenin özellikle 2. fıkrasında, "dava cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı üçüncü kişi) yapmış olduğu fiil cezayı gerektiriyor ise uzamış ceza zamanaşımı uygulanacağı ifade edilmiştir.
Görüldüğü gibi, Borçlar Kanununun 60. ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/2. maddesindeki düzenlemeler zamanaşımı süresinin başlangıcı yönünden birbirine paraleldir. Aralarındaki tek fark, zamanaşımı süresinin trafik kazalarından doğan tazminat talepleri bakımından bir yıl yerine iki yıl olarak öngörülmesidir.
2918 sayılı Yasanın anılan madde hükmünde gözden kaçırılmaması gereken husus, Ceza Kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin tazminat talebi ile açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin sadece eylemin Türk Ceza Kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır.
Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır: Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte; bunun dışında, fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı, hatta böyle bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır.
Dahası, söz konusu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından sürücü ve diğer sorumlulular (örneğin işleten) arasında bir ayrım da yapılmamış, böylece kuralın bunların tümü için geçerli olduğu, hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.10.2001 gün ve 2001/19-652-705, 16.04.2008 gün ve 2008/4-326-325 sayılı kararları ile uzamış zamanaşımı benimsenmiştir).
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, somut olayda iş kazası 28.01.2003 tarihinde meydana gelmiş olup, davacı vekili 26.03.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile tazminat miktarını artırmış, buna karşılık davalılardan ... Kurtarma ve Vinç işletmesi Tic. Ltd. Şti vekili süresinde ıslah talebine karşılık zamanaşımı def’inde bulunmuştur.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan Türk Ceza Kanununun 455/1. maddesindeki fiiller için Türk Ceza Kanununun 102. maddesinde öngörülen zamanaşımı 5 yıldır. Bu durumda mahkemece, ıslah dilekçesi ile artırılan miktarların zamanaşımına uğrayıp uğramadığı tartışılmadan ve davalılardan ... Kurtarma ve Vinç işletmesi Tic. Ltd. Şti vekilinin zamanaşımı def’ine karşı, olumlu yada olumsuz bir karar verilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Davalılardan ... Kurtarma ve Vinç işl. Tic. Ltd. Şti ile sigorta şirketi Şirketi tarafından yapılan ödemeler ile nedeni ile alınan İbranamelere gelince. Kural olarak tazminat alacaklısına yapılmış ödemenin bu miktar ile sınırlı olmak üzere bağlayıcılığı asıldır. Gerçek anlamda ödemeden söz edebilmek için tanzim edilecek miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunmaması koşuldur.
Başka bir anlatımla, ödemenin yapıldığı tarihteki verilerle hesaplanan tazminat ile ödenen miktar arasında açık oransızlığın bulunduğu durumlarda, yapılan ödeme makbuz niteliğinde kabul edilebilir. Bu durumun, ödemenin yapıldığı tarih göz önünde tutularak davacıların gerçek zararının uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanması suretiyle belirleneceği hukuksal gerçeği ortadadır.
Oysa yukarıda açıklandığı biçimde inceleme ve araştırma yapılmadığı gibi sözkonusu ödemeler ile ilgili maddi ve manevi tazminat miktarlarından bir indirim yapılmadığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş. Davalılardan ... Kurtarma ve Vinç işl. Tic. Ltd. Şti ile sigorta şirketi Şirketi tarafından yapılan ödemelerin, maddi ve manevi tazminat ile tedavi giderleri yönünden aidiyeti, miktar ve oranını belirlemek, sözkonusu ödemelerin tazminat türüne aidiyeti ve miktarı ilişkin miktarı davacıya açıklattırmak suretiyle açıklığa kavuşturulduktan sonra,
ödemenin yapıldığı tarihlerdeki veriler esas alınarak gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırmak, böylece tazmin edilecek miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunup bulunmadığını denetlemek, açık oransızlığın bulunması durumunda maddi tazminata ilişkin ödemeyi "kısmi ifayı içeren makbuz" niteliğinde kabul etmek ve yapılan ödemenin ödeme tarihindeki gerçek zararı hangi oranda karşıladığını saptamak ve sonucuna göre hükmetmek gerekir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalılardan ... İnşaat San. İnş. AŞ , ... İnşaat Turizm San. Tic. Ltd Şti ve ... Kurtarma ve Vinç işletmesi Tic. Ltd. Şti"nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/11497, K. 2011/10859, 21 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama