KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/12242 E., 2011/9256 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2011
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 14.2.2001- 30.10.2003 tarihleri arasında çalıştığının tespitiyle işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacı ve davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere verilen kararın bozma kararına uygun bulunmasına göre davacının tüm, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacının davalı işverene ait (40773) nolu işyerinde 14.2.2001-30.10.2003 tarihleri arasında geçen davalı Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti ile işçilik alacaklarının davalı işverenden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının davalı işverene ait işyerinde 14.2.2001-1.10.2003 tarihleri arasında SGK'ya bildirilen ve yeniden tespitinde hukuki yarar bulunmayan süreler dışında kalan 14.2.2001-13.2.2002 tarihleri arasında 358 gün, 1.4.2003-15.5.2003 tarihleri arasında 45 gün sigortalı çalıştığının tespitine, 800,00 TL kıdem tazminatı, 428,40 TL ihbar tazminatı, 2.418,31 TL fazla mesai, 774,79 TL işsizlik ödeneği kaybı toplam 4.421,49 TL nin (yasal kesintilerinin infazı sırasında yapılması kaydıyla ) davalı işverenden alınıp davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece sigortalılık tespiti ve işçilik alacaklarına yönelik olarak verilen karar isabetli ise de; hüküm fıkrasının 3. bendinde ilam harcının tamamının davalı işverene yüklenmesi gerekirken, harçtan muaf olan Kurumun da sorumluluğuna yol açacak şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HUMK.nun 438/7. (6100 sayılı H.M.K.’nun 370/2.) maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/12242, K. 2011/9256, 1 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama