KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/12537 E., 2011/10899 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
807 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı,resen tescil edilen 2-8271-08-1069683-34-16-29 nolu işyeri tescili isteminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Davacı davalı Kurumca 1069683 sigorta no ile bahçe işleri işyeri olarak adına yapılan işyeri tescil işleminin iptalini talep etmiştir. Mahkemece istemin kabulüyle Kurumca resen yapılan 1069683 sigorta nolu işyeri tescili işleminin iptaline karar verilmiştir.
Hizmet akdini karakterize eden unsurlar; "ücret", "bağımlılık"'ve "zaman" olarak sıralanabilir. Hizmet akdinde belirli bir süre çalışmak ön planda olup, işçinin işi ifa, özen gösterme, sadakat borcuna karşılık, işverenin ücret ödeme, ihtimam ve yardım gibi borçları bulunmaktadır. Zaman ve bağımlılık unsurları hizmet akdinin ayırıcı ve belirleyici özellikleridir.
Çalışan, Borçlar Kanununun 313. maddesinin öngördüğü çerçeve içinde, zaman ve bağımlılık unsurlarını gerçekleştirecek biçimde çalışmaktaysa, aradaki çalışma ilişkisi hizmet akdine dayanıyor demektir. Bilindiği üzere zaman unsuru, çalışmanın, işgücünün belirli ya da belirli olmayan bir süre içinde, işveren veya vekilinin buyruğunda bulundurmayı kapsamaktadır.
Hiç kuşkusuz çalışan, bu süre içinde, işveren veya vekilinin buyruğu ve denetimi altında (bağımlı olarak) edimini yerine getirecektir. Burada söz konusu olan bağımlılık ise, her an ve durumda çalışanı denetleme veya buyruğuna göre edimini yaptırma olanağını işverene tanıyan, çalışanın edimi ile ilgili buyruklar dışında, çalışma olanağı bulamayacağı nitelikte bir çalışmadır.
Öte yandan işçi işveren arasındaki ilişkinin hizmet akti olarak belirlenmesinden sonra fiili çalışmanın varlığının ispatı ikinci sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu noktada davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tesbiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir.
Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunlara destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının oturduğu villada dahili davalı ...'ın dava dışı eşi ... ile birlikte müştemilatta kaldıkları ve ...'ın bahçe işleri, market alışverişi, güvenlik ve temizlik işlerinde, eş ...'ün ise ev işleri ve çocuk bakımı yaptığının Kurum memurlarınca mahallinde yapılan tespiti üzerine Kurumca (1069683) sigorta numarasıyla davacı adına “bahçe işleri” işyeri olarak tescil işleminin yapıldığı, ...'ın 1996/3. dönem- 2002/2. dönemler arasında ...
Kaynak Sanayi Ticaret AŞ'ye ait (382650) sigorta nolu işyerinden tam bildiriminin olduğu, eş ... beyanında kendisinin söz konusu ev işleri ve çocuk bakımı işinde çalıştığından sigortasının yapıldığını eşinin ise yapılmadığını belirttiği halde mahkemece iki kez Geri Çevirme kararı ile istenmesine rağmen eş ...'ün sigortalı hizmet dosyasının Kurumdan istenip gönderilmediği,
mahkemece dinlenen komşu villa çalışanlarınca dahili davalı ...'ın eşi ... ... ile birlikte davacının villasında kalıp ev işleri, villa işleri, kapıcılık işlerini yaptıkları, hatta davacının kayınvalidesince ...'ün eşiyle birlikte davacının villasında kaldıkları ve 1998 yılından itibaren 4,5-5 yıl ev hizmetlerinde çalıştığı, ancak eşi ...'ın işe alınmadığının belirtildiği, yine 1999-2004 yılları arasına ilişkin davacının ev adresinin bulunduğu ... imzalı posta alındıları, teknik servis formları ve davacıya ait olduğu iddia edilen ev işleriyle ilgili yazılı talimatların bulunduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık somut olayda davacı ile dahili davalı ... ve eşi ... ... arasında villa ev işleri ve bahçe işlerinde çalışma konusunda hizmet akti bulunduğu sabit olduğu halde Kurumca bu işlere ilişkin müstakil bir işyeri tescilinin yapılıp yapılamayacağı noktasında çıkmaktadır.
Gerçekten dahili davalı ...'ın davacının ailesine ait ve Kurumda (382650) sigorta numarasıyla tescilli işyerinden 1996-2002 yılları arasında tam bildiriminin olduğu ancak, dosya kapsamına göre 2004 yılına kadar dahili davalı ... ve ailesinin villada kaldıkları ve çalıştıkları sabit olmasına rağmen, 2002-2005 yılları arasında hizmet cetvelinde herhangi bir bildiriminin bulunmaması yine,
eş ...'ün Kurumda tescilinin bulunup bulunmadığı ya da davacı ... ailesine ait diğer işyerlerinden bildiriminin bulunup bulunmadığı mahkemece araştırılmadığından bilinememekte ve giderek dahili davalı ... eşinin ev işlerindeki çalışmalarının Kurumda tescilli başka bir işyerinde geçip geçmediği hususu açık ve net olarak belirlenememektedir.
Yapılacak iş; Kurumdan eş ... ...'ın sigortada tescilinin bulunup bulunmadığı sorulup varsa sigorta dosyasını getirtmek, 1998-2004 yılları arasında başka işyerinden bildirilmiş çalışması yok ise davacıya yasal hasım olduğundan ... ...'ın yöntemince davaya katılmasını sağlamak üzere önel vermek dahili davalının eşi ...'ün tescil kapsamına alınabilecek ev işlerinde 1998-2004 tarihleri arasında, eşi ...'ın da en azından davacının ailesine ait (3826502) sigorta nolu işyerinden çıkışının verildiği 13.5.2002 tarihinden sonra bahçe işlerinde çalıştığı sabit olmakla; Kurumca davacı adına resen tescili yapılan “bahçe işleri” tescil işlemi yerinde olduğundan istemin reddine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı gerekçelerle istemin kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/12537, K. 2011/10899, 21 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama