KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/12870 E., 2011/11894 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, ilk kesinti tarihini takip eden aybaşından itibaren tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitine, 6111 Sayılı Kanundan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı şeker pancarı üreticisi olması nedeniyle1.5.1996 tarihinden itibaren tarım ... sigortalısı olduğunun tespitini, 25.5.2011 tarihli dilekçesi ile de 6111 sayılı Yasadan yararlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının teslim etmiş olduğu şeker pancarı teslimatlarında resen kesilen ... primleri dikkate alınarak SSK lı çalıştığı 2004/1 dönemi 19 günlük süre hariç olmak üzere davacının;1.5.1997-31. 12 .1997, 1.4.1998-31.12.1998, 1.4.1999-31.12.1999, 1.5.2004-31.12.2004, 1.5.2005-31.12.2005, 1.6.2006-31.12.2006 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasaya tabi tarım ... sigortalısı olduğunun ve davacının 6111 sayılı Yasadan faydalanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Davacının dava dilekçesinde, 1.5.1996 tarihinden itibaren tespit talep etiği, 1996 yılında prim kesintisi bulunmadığı halde mahkemece 1.5.1996-1.5.1997 tarihleri arasındaki döneme ilişkin istemin reddine karar verilerek, davalı kurum yararına avukatlık ücreti verilmesi ve yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılması gerekirken davanın kabulüne denmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
Öte yandan davacının dava dilekçesinde yapılandırma yasasından yaralandırılması hususunda bir talebinin olmadığı, bu nedenle dava edilmeyen bir konuda ıslah ile yapılandırma yasasından yaralandırılma talebinde bulunamayacağı kabul edilmelidir. Ancak davacının peşin maktu ıslah harcı yanında başvuru harcını da yatırarak talepte bulunması halinde ise bu durumun ek dava olarak değerlendirilmesi suretiyle talep hakkında bir karar verilmesi gerekir. Temyize konu dava dosyasında bunun da söz konusu olmadığı anlaşılmakla Mahkemece davacının 6111 Sayılı Yasa hükümlerinden yararlandırılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemenin kabul şekli bakımından da söz konusu ıslahın ıslah harcı yatırılmadan yapılmasına göre, usulüne uygun olmayan ıslaha değer verilip, hüküm kurulması yanlış olmuştur.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. (6100 sayılı HMK.nın 370/2.) maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/12870, K. 2011/11894, 29 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama