İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2011/13420 K.2013/5012

Davacı, yaşlılık aylığının iptaline ilişkin kurum işleminin iptaline, kesilen aylıkların kesildiği tarihden itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar…

Esas2011/13420Karar2013/5012Tarih19 Mart 2013Okuma4 dk · 732 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/13420 E., 2013/5012 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Mart 2013
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

732 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı, yaşlılık aylığının iptaline ilişkin kurum işleminin iptaline, kesilen aylıkların kesildiği tarihden itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

Dava; davacının yaşlılık aylığını iptal eden Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığının devamı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile; davalı kurum işleminin iptaline ve kesilen aylıkların kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasına karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 7.5.1990 – 31.12.1991 tarihleri arasında ve 1.1.1996 tarihinde başlayıp devam eden vergi kaydının olduğu, ...

Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasına 25.3.1992 tarihinden itibaren kayıtlı olduğu, 4.10.2000 tarihli sicil kaydına istinaden, Kurumca 17.1.2001 tarihinde resen düzenlenen giriş bildirgesi uyarınca ... kaydının yapıldığı, davacının aynı zamanda 1971/2. dönem – 30.9.1995 tarihi arasında ve 17.4.2001 – 20.10.2007 tarihleri arasında çok sayıda şirkette 506 sayılı Kanun kapsamında kesintili çalışmasının olduğu, davacıya 8.6.2003 tarihli tahsis talebi üzerine 1.9.2003 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının 1.3.1995 tarihinden beri SMMM olarak bürosunun olduğu ve yanında sigortalı çalıştırdığı, Kurumun;

"davacının 1994 yılından beri SMMM olarak çalıştığını belirterek, davacının maaşını 1/2008 dönemi itibari ile kestiği, yersiz ödenen 24.731,76 TL’yi borç olarak kaydettiği anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık; muhasebeci olarak oda ve vergi kaydı bulunan davacının, aynı dönemde 506 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmalarının geçerli olup olmadığı ve davacının 506 sayılı Kanun uyarınca yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir.

Somut olayda; davacının oda, sicil ve vergi kayıtlarına istinaden 1479 sayılı Kanun uyarınca ... sigortalılığının 4.10.2000 tarihinde başlayıp devam ettiği, SSK sigortalılığının ise 30.9.1995 tarihinde sona erdikten sonra 17.4.2001 tarihinde başladığı, buna göre davacının 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığı ile 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığının 17.4.2001 tarihinden sonra çakıştığı, davacının 1.3.1995 tarihinden beri SMMM olarak bürosunun olduğu ve yanında sigortalı çalıştırdığı,

davacının 506 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmalarının kuruluşları ve çalışmaları muvazaalı olduğu anlaşılan, hiçbir prim ödemesi tespit edilemeyen, vergi kayıtları resen terkin edilen işyerlerinde geçtiği, bu işyerleri çok ufak bürolar olmasına rağmen buralarda 50-100 kişinin sigortalı gösterildiği, bu işyerlerinin ortakları, yaptığı işlemler, prim ödemelerinin olmaması, çok sayıda kişinin çalıştırılması nazara alındığında sahte sigortalı tescil etmek üzere tescil edilmiş işyerleri olduğu, davacının bazı yerlerdeki çalışmalarını dahi hatırlayamadığı anlaşılmaktadır.

506 Sayılı Sosyal Sigortalar Yasa’sının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Yöntemince düzenlenip süresi içerisinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesi ile diğer belgeler fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması açısından tek başına yeterli kabul edilemez. Sigortalılıktan söz edebilmek için, çalışmanın varlığı, Yargıtay uygulamasında 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesine dayalı sigortalılığın tespiti davaları yönünden kabul edilen ilkelere uygun biçimde belirlenmelidir.

Davacının, 17.4.2001 - 20.10.2007 tarihleri arasında bildirilen çalışmalarının, fiili ve gerçek çalışma olduğu ispat edilememiştir.

Öte yandan, davacının 506 sayılı Kanun ile 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılıkları çakışmıştır. "Çakışan sigortalılık sorununu" gerek 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve gerekse 1479 sayılı ... Kanunu birbirlerine paralel düzenlemeler ile bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olmasını yasaklayıp sigortalının önceden başlayıp devam edegelen sigortalılığına geçerlik tanıyarak çözüme ulaştırmaya çalışmışlardır.

Yasal sistemimize göre bir kimsenin Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamına girebilmesi için hizmet akdine tabi bir işte çalışması yanında başka bir sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması gerekir. 506 sayılı Yasanın 3. maddesinin I. ( F ) bendinde "Kanunla kurulu emekli sandıklarına aidat ödemekte olanların" ( K ) bendinde ise. "Herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanların" sigortalı sayılmayacağı" belirtilmiştir.

Aynı şekilde 1479 Sayılı ... Kanunu'nun 24. maddesinin I. ve II. Fıkralarında da bir kimsenin ... kapsamına girebilmesi için kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağlaması yanında. başkaca sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması koşulu getirilmiştir.

Bütün bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılık mümkün olmayıp, önceden başlayıp devam edegelen sigortalılığa geçerlik tanınmaktadır (3.10.2001 gün ve E: 2001/21-627, K: 2001/659 Sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı).

O halde, davacının 506 sayılı Kanun kapsamında gerçek ve fiili çalışmasının tespit edilememesi ve 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığının daha önce başlaması karşısında Kurum işlemi yerindedir. Buna göre, davanın reddi yerine ... şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile ... şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, 19.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/13420, K. 2013/5012, 19 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/13420
Karar No
2013/5012
Tarih
19 Mart 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/13429 K.2013/8350
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/13447 K.2013/8363
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/13450 K.2013/8364
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/13453 K.2013/8352
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2011/13453 K.2013/4881
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/13454 K.2013/8347

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.