KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/14381 E., 2011/11920 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi
Karar Metni
562 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı,davalılardan işverene ait işyerinde 1.6.1992-23.10.1998 tarihleri arasında çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, davacının davalıya ait maden ocağında 06.10.1992 ile 23.10.1998 tarihleri arasında kesintisiz geçen sigortalı çalışmalarının Kuruma eksik bildirilmesi nedeniyle Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.
Davanın, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4-a bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin olduğu ancak, geçiş hükümlerini içeren aynı Yasa’nın Geçici 7. maddesi hükmünde “bu Kanun’un yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı,
itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirilirler.” hükmü ve genel olarak yasaların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesidir.
Anılan maddede, yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalıların çalıştıklarını hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilecekleri öngörülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının davalı işverene ait işyerinde 01.10.1993-30.12.1993 ve 01.06.1998-30.10.1998 tarihleri arasında geçen sigortalı çalışmalarının Kuruma tam olarak bildirildiği, ayrıca dava dışı bir işyerinden 01.10.1996-02.11.1996 tarihleri arasında 23 günlük çalışmasının da davalı SGK'ya bildirildiği, mahkemenin bilirkişi raporu doğrultusunda davanın hak düşürücü süreden reddine karar verdiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının, dava dışı bir işyerinden 01.10.1996-02.11.1996 tarihleri arasında geçen 23 günlük çalışması nedeniyle çalışma kesintiye uğradığından 06.10.1992-01.10.1993 tarihleri arasındaki hizmetler yönünden istemin hak düşürücü süreden reddine karar verilmesi doğrudur. Ancak 31.12.1993-30.09.1996 ve 03.11.1996-01.06.1998 tarihleri arasındaki dönemler yönünden ise yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yapılacak iş, 31.12.1993-30.09.1996 ve 03.11.1996-01.06.1998 tarihleri arasındaki dönem yönünden davalı işverene ait işyerinden SGK'ya verilmiş dönem bordroları celbedilmek suretiyle bordro tanıklarını dinleyerek, gerek görüldüğü takdirde Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinde benzer işi yapan işlerle uğraşan işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurarak,
davacının 01.10.1993 tarihinde başlayan çalışmasının 30.10.1998 tarihine kadar kesintisiz olarak devam edip etmediğini, kesintiye uğramış ise ne zaman kesintiye uğradığını açıklığa kavuşturduktan sonra, 01.10.1993 ve 01.06.1998 tarihli işe giriş bildirgeleri ile hak düşürücü süre kesildiğine göre 01.10.1993 tarihinde başlayan çalışma kesintisiz olarak 3.10.1998 tarihine kadar devam etmiş ise, 31.12.1993-30.09.1996 ve 03.11.1996-01.06.1998 tarihleri arasındaki dönem yönünden tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araşırma ve inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/14381, K. 2011/11920, 1 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama