KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/15726 E., 2011/11591 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, 1.7.2000-9.5.2011 tarihleri arasında zorunlu SSK'lı çalışmaları dışında tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine, 6111 sayılı Kanundan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı üretici olması nedeniyle yasal koşulların oluştuğu 15.8.2005-12.5.2011 tarihleri arasındaki dönemde tarım ... sigortalısı olduğunun tespitini 28.9.2011 tarihli dilekçesi ile 6111 sayılı Yasadan yararlandırılmasına ve şartların oluştuğu 1.7.2000-9.5.2011 tarihleri arasındaki dönemin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 1.6.1995 – 1.7.2008 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım ... sigortalısı olduğunun ve bu döneme ilişkin prim borçları bakımından davacının 6111 sayılı Yasanın 12 ve devamı maddelerinin getirdiği ödeme kolaylığından faydalanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 83. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya talep sonucunu değiştirebilmesi imkânını sağlamaktadır. İki taraf da duruşmada hazır iseler ıslah sözlü olarak yapılabilir. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür.
Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Başka bir anlatımla ıslah, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule ilişkin işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır. Bu bağlamda, yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir talepte bulunma olanağı bulunmamaktadır.
Davacı isterse dava dilekçesini tamamen ıslah ederek dava konusunu değiştirebilirse de, yeni dava konusu önceki dava konusunun yerine geçer ve yine tek bir dava söz konusu olur. Ancak, davacı peşin harç yanında başvuru harcını da yatırarak yeni bir talep de bulunması hallerinde ise bir ek dava olarak nitelendirilme hali olayımız dışındadır.
Somut olayda davacının dava dilekçesinde yapılandırma yasasından yararlandırılması konusunda bir talebi bulunmadığı ve dava konusu yapmadığı bir konuda ıslahla talepte bulunamayacağı halde mahkemece bu yön gözetilmeksizin 6111 sayılı Yasadan yararlanabileceğinin tespitine karar verilmiş olması ayrıca ıslah ile tespitini istediği döneme ilişkin istemin artırılması mümkün ise de söz konusu ıslahın maktu ıslah harcı yatırılmadan yapılmasına göre, usulüne uygun olmayan ıslaha değer verilip,
1.7.2000-14.8.2005 tarihleri arasındaki dönem yününden tespit kararı verilmiş olması talebin daraltılması(azaltılması) kısmen feragat anlamında olduğu halde 9.5.2011-12.5.2011 tarihleri arasındaki sürenin reddine karar verilmesi davanın kısmen kabulü nedeniyle davalı Kurum yararını avukatlık ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılması gerekirken davanın kabulüne denmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 370/2. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/15726, K. 2011/11591, 28 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama