KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/15760 E., 2011/11602 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
675 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, 1994-2004 yılları arasında tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine, 6111 sayılı Kanundan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere,hükmün dayandığı gerektirici nedenlere temyiz edenin sıfatına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı üretici olması nedeniyle tescil edildiği 1.8.1994 tarihinden 31.12.2004 tarihine kadar tarım ... sigortalısı olduğunun tespitini, 12.10.2011 tarihli duruşmada 6111 sayılı Yasadan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 1.8.1994-31.12.2004 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım ... sigortalısı olduğunun ve bu döneme ilişkin prim borçları bakımından davacının 6111 sayılı Yasanın 12 ve devamı maddelerinin getirdiği ödeme kolaylığından faydalanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının davalı Kurumca resen düzenlenen 19.10.1994 tarihli bildirge ile 1.8.1994 tarihi itibariyle resen tescil edildiği, davacının 12.4.2011 tarihinde 6111 sayılı Yasadan faydalanmak için dilekçe vermesi üzerine davalı Kurumca sigortalı olarak tescil edildiği tarihte “aile reisi” sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle sigortalılığının tescil tarihi itibariyle iptal edildiği, prim ödemesinin bulunmadığı, zirai taşınmazının olmadığı, zirai kredi almadığı, Ziraat Odası, Ziraat amaçlı kooperatiflerde kaydının bulunmadığı, sattığı ürün bedelinden 1.5.2001, 20.4.2004 tarihlerinde prim kesintisi yapıldığı anlaşılmaktadır.
2926 sayılı Yasa'nın Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan Sosyal Güvenlik Kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın tarımsal faaliyette bulunan kimselerden 22 yaşını doldurmuş erkeklerle, 22 yaşını doldurmuş aile reisi olan kadınların bu Kanuna göre sigortalı sayılacaklarına ilişkin 2. maddesi 24.07.2003 tarihli 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile değiştirilerek " aile reisliği" ve "22 yaş" koşulu kaldırılarak 5. madde ile "18 yaşını doldurmuş olmak" koşulu getirilmiştir.
“Aile Reisliği” şartı Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden davacının 1.8.1994 tarihi itibariyle yapılan tescil kaydının davalı Kurumun iptal edilmesine ilişkin işlemi hatalıdır. Ne var ki tescil tarihinden sonra davacının 1.5.2001 kesinti tarihine kadar zirai faaliyette bulunduğuna ilişkin tarımsal bir kaydı bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı tescil edildiği 1.8.1994 tarihinden o yılın sonuna kadar ve prim kesintisinin bulunduğu 1.5.2001-31.12.2001 ve 20.4.2004-31.12.2004 tarihleri arasında sigortalı sayılmalı, tarımsal faaliyetinin devam ettiği tarımsal kayıtlarla ispat edilemeyen 1.1.1995-30.4.2001, 1.1.2002-19.4.2004 tarihleri arasındaki döneme ilişkin istemin reddine karar verilmelidir.
Öte yandan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 83. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya talep sonucunu değiştirebilmesi imkânını sağlamaktadır. İki taraf da duruşmada hazır iseler ıslah sözlü olarak yapılabilir. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür.
Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Başka bir anlatımla ıslah, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule ilişkin işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır. Bu bağlamda, yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir talepte bulunma olanağı bulunmamaktadır.
Davacı isterse dava dilekçesini tamamen ıslah ederek dava konusunu değiştirebilirse de, yeni dava konusu önceki dava konusunun yerine geçer ve yine tek bir dava söz konusu olur. Ancak, davacı peşin harç yanında başvuru harcını da yatırarak yeni bir talep de bulunması hallerinde ise bir ek dava olarak nitelendirilme hali olayımız dışındadır.
Somut olayda davacının dava dilekçesinde yapılandırma yasasından yararlandırılması konusunda bir talebi bulunmadığı ve dava konusu yapmadığı bir konuda ıslahla talepte bulunamayacağı halde mahkemece bu yön gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir.
Mahkemenin kabul şekli bakımından da söz konusu ıslahın maktu ıslah harcı yatırılmadan yapılmasına göre, usulüne uygun olmayan ıslaha değer verilip, hüküm kurulması yanlış olmuştur.
Yapılacak iş; Davacının 1.8.1994-31.12.1994, 1.5.2001-31.12.2001 ve 20.4.2004- 3.12.2004 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine, fazla talebin reddine, davacının dava açma hakkı saklı kalmak üzere 6111 sayılı Yapılandırma Yasasından faydalanması gerektiğinin tespiti isteminin reddine karar vermektir.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin davacının 1.1.1995-30.4.2001, 1.1.2002-19.4.2004 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olduğunun ve 6111 sayılı Yasanın 12. ve devamı maddelerinden yararlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/15760, K. 2011/11602, 28 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama