KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/16073 E., 2012/21743 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi ve davalılardan ... vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava, davacının 08.11.1997 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle uğradığı maddi manevi zararlarının tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, 4.700 TL maddi tazminat ile 500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Yapılan incelemede ibraz edilen Akçaabat Sulh Hukuk Mahkemesi 19.10.2004 tarih 2004/480 esas 2004/425 karar sayılı veraset ilamında davalı ... dava açıldıktan sonra 05.09.2004 tarihinde öldüğü, mirasından ..., ..., ..., ...'ya 1'er pay tespit edildiği, 31.01.2006 tarihli nüfus kayıt örneğinde ise ölen davalının ölümünden sonra 22.11.2004 tarihinde doğduğu anlaşılan kızı ...'nin söz konusu veraset ilamı tarihinden de sonra doğduğundan mirasçı olarak gözükmediği, davaya katılımının da sağlanmadığı görülmüştür.
Mahkemece, davalının dava açıldıktan sonra ölümü nedeniyle mirsçılarının davaya katılımının sağlanarak davaya devam edilerek bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/16073, K. 2012/21743, 29 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama