KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/16237 E., 2011/13212 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, 17.04.1984 tarihinde 1 gün çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okund işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava, davacının 17.4.1984 tarihinde işe başlayarak (1 gün süre ile) ... ...’e ait işyerinde kesintisiz hizmet akdiyle çalıştığının tespiti istemine ilişkin olup davacı 25.5.2011 havale tarihli dilekçesi ile çalıştığı işyeri sahibinin isminin ... ... değil, ... ... olduğunu ve bunu yanlış hatırlamış olduğundan ıslah ettiğini, ayrıca 6111 sayılı Yasa’dan faydalanmak istediğini beyan etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 17.4.1984 tarihinde işe başlayarak (1 gün süre ile) ... ...’e ait işyerinde hizmet akdiyle çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının babasına ait 17.04.1984 tarihinde Mozaik İşletmesi ... ... unvanlı işyerinde işe başladığına dair işe giriş bildirgesinin kuruma verildiği, ilgili işyerinin 24.8.1981 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alınıp 31.12.1992 tarihinde kanun kapsamından çıkarılmış olduğu Kurum vekilinince cevap dilekçesinde bildirildiği anlaşılmaktadır.
Gerçekten. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasa’sının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez.
Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir.
Yöntemince düzenlenip süresi içerisinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesi, kişinin işe alınmış olduğunu gösterirse de fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması açısından tek başına yeterli kabul edilemez.
Sigortalılıktan söz edebilmek için, çalışmanın varlığı Yargıtay uygulamasında 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesine dayalı sigortalılığın tespiti davaları yönünden kabul edilen ilkelere uygun biçimde belirlenmelidir, ancak daha önce ilgili işyerinin de varlığı kanıtlanmalıdır.
Yapılacak iş; ilgili SGK İl Müdürlüğünden 12820.42.09 nolu işyerinden verilmiş ise 1984 yılı 1. ve 2. dönem bordrolarını istemek dönem bordrosu verilmiş ise bordrolarda yer alan çalışanların beyanlarına başvurmak, verilmemiş ise 17.4.1984 tarihi itibariyle vergi dairesi, belediye başkanlığı, emniyet veya işyerinin bulunduğu yer Jandarma bölgesinde ise jandarmadan komşu işyerleri sorularak o tarihte komşu işverenlerin kayıtlarına geçmiş kişilerin tanık olarak beyanlarına başvurup gerçek bir çalışma olup olmadığı belirlenerek çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/16237, K. 2011/13212, 13 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama