İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2011/16400 K.2011/13264

Davacı, emekli aylığına yansıtılmayan 2003 yılı %3.25 ve 2007 Ocak ayında uygulanmayan %2.25 oranındaki zamların maaşına yansıtılması gerektiğinin tespitiyle, fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL ödenmeyen maaş farklarının toplu…

Esas2011/16400Karar2011/13264Tarih13 Aralık 2011Okuma5 dk · 1.062 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/16400 E., 2011/13264 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Aralık 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.062 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı, emekli aylığına yansıtılmayan 2003 yılı %3.25 ve 2007 Ocak ayında uygulanmayan %2.25 oranındaki zamların maaşına yansıtılması gerektiğinin tespitiyle, fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL ödenmeyen maaş farklarının toplu olarak ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

Davacı, 4447 sayılı Kanunun 4.maddesinin verdiği yetkiye dayanarak çıkarılan 01.11.2002 tarihinde yürürlüğe giren 2002/4847 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 2002 yılı Aralık ayı maaşının %3,25 oranında, 5565 sayılı 2007 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu'nun 30.maddesinin 6.bendine göre de maaşının %1,33 oranı yerine %3,58 oranlarının maaşına yansıtılarak fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 100,00 TL ödenmeyen maaş farkı alacağın davalıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir

Davacının yaşlılık aylığının artırılması konusundaki uyuşmazlığın yasal dayanaklarından biri olan olan 8.9.1999 tarihinde yürürlüğe giren 4447 sayılı Yasanın Geçici 4.maddesinde “ Bu Kanunun 24. maddesinin yürürlüğe gireceği tarihe kadar, bu Kanunun 16. maddesi ile 506 sayılı Kanuna eklenen Ek 38 inci maddesine göre Sosyal Sigortalar Kurumundan gelir ve aylık almakta olanlara yapılan ödemeler ile 29. maddesi ile değiştirilen 1479 sayılı Kanunun 36. maddesinin son fıkrasına göre ... tarafından ödenen aylıklarda dönem sonuna kadar yapılan artış oranının,

aynı dönemin başında memur aylıklarında yapılan ortalama artış oranının altında kalması halinde, söz konusu ödemeleri aradaki fark kadar artırmaya Bakanlar Kurulunun yetkili olduğu bildirilmiş ve bu yetki yasasına dayanılarak çıkarılan 1.11.2002 tarihinde yürürlüğe giren 2002/4847 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında “4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun geçici 4. maddesine göre.

506 sayılı Kanunun ek 38. maddesine göre Sosyal Sigortalar Kurumundan gelir, emekli ve diğer aylık almakta olanlara yapılan ödemeler ve 1479 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin son fıkrasına göre ... tarafından ödenen emekli ve diğer aylıklarda 1/1/2002-31/12/2002 tarihleri arasında yapılan artış oranı ile aynı dönemde memur aylıklarında yapılan artış oranından kaynaklanacak fark Aralık ayında hesaplanarak, söz konusu aylık ve ödemelere yansıtılacağı” karar bağlanmış ise de “bu karar” 17.1.2003 tarihinde yürürlüğe giren 2003/5146 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 11. ve 12. maddeleri ile 1.11.2002 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırılarak,

506 ve 2925 sayılı Yasalara göre gelir ve aylık alanlar için sosyal destek ödemesi öngören yeni bir düzenleme getirmiş ve bu düzenlemede kararın 11. maddesinde belirtildiği üzere 1.1.2003 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Somut olayda uyuşmazlık 1.11.2002 tarihinde yürürlüğe giren 2002/4847 sayılı Bakanlar Kurul Kararını 1.1.2003 tarihinde yürürlüğe giren 2003/5146 sayılı Bakanlar kurulu Kararı ile baştan itibaren yürürlükten kaldırılmasına rağmen kararın yürürlükte olduğu 1.11.2002-1.1.2003 tarihleri arasındaki süre itibariyle davacı yararına uygulanıp Aralık -2002 maaşının bu karar uyarınca artırılıp artırılmayacağı noktasında toplanmaktadır.

Bakanlar Kurulu Kararı düzenleyici bir işlemdir. Bu tür bir düzenleyici işlemin yürürlüğe girdikten bir süre sonra baştan itibaren kaldırılması durumunda yürürlükte kaldığı sürede davacı yararına kazanılmış hak oluşturup oluşturmayacağı konusunda öğreti ve yerleşik yargısal uygulamadaki görüş, bu durumda kazanılmış hak için yürürlükten kalkan önceki objektif hukuk kuralının ilgilisi olan kişi hakkında uygulanmış ve kişiselleşmiş olmasının gerekeceği yönündedir.

Başka bir deyişle kazanılmış haktan söz edilebilmesi için bu hakkın yeni düzenlemeden önce yürürlükte olan kurallara göre bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş olması veya düzenleyici işlemin başlangıçta yöneldiği belirsiz sayıdaki kişileri hedef alma özelliği somutlaşarak bireysel işleme dönüşmesi gerekir.

Dava konusu olayda, sonradan yürürlüğe giren 2003/5146 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlük tarihinden itibaren ortadan kaldırılan 2002/4847 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının davacı açısından kişiselleştiğini gösteren bir işlem yapıldığına ilişkin mahkemece bir araştırma yapılmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.

Davacının yaşlılık aylığının artırılması konusundaki uyuşmazlığın yasal dayanaklarından ikincisi olan 1.1.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5565 sayılı 2007 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunun 30. maddesinin 6. fıkrasında “506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu, 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa göre gelir ve/veya aylık ödenenlere,

bu kanunlar gereğince ödenmekte olan gelir ve/veya aylık tutarlarında (506 sayılı Kanuna göre gelir ve/veya aylık ödenenlerin bu Kanunun geçici 76 . maddesine göre yapılan telafi edici ödemeler dahil), 2006 yılı için 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanuna göre yapılan yıllık kümülatif artış oranı ile aynı dönemde memur aylıklarında katsayıların yükseltilmesi suretiyle yapılan kümülatif artış oranı arasındaki farkı telafi edecek şekilde hesaplanacak fark tutarları 2006 yılı Temmuz-Aralık ayları ödeme dönemleriyle sınırlı olmak üzere bir defada ayrıca ödenir.

2006 yılı ikinci altı aylık döneminde altı aydan daha az süreyle gelir ve/veya aylık almış olanlara yapılacak ödemelerde fiilen yararlanılan gelir ve/veya aylık ödeme dönemi sayısı dikkate alınır.

Bu şekilde yapılacak ödemenin bir aylık tutarının 2006 yılı Aralık ayı ödeme dönemi gelir ve/veya aylık tutarına ilave edilmesi sonucunda bulunacak tutar, 2007 yılı Ocak ayı ödeme döneminde yapılacak artışlara esas alınır.” şeklinde düzenleme getirildiği ve Kurumun 29.1.2007 tarih 2007/8 sayılı Genelgesinde bu yasal düzenleme dikkate alınarak 2006 yılı memur ayıklarında kat sayı yükseltilmesi nedeniyle kümülatif artış %7,5 oranında gerçekleşmesine rağmen aynı dönemde 5454 sayılı Yasa’ya göre 506 ve 2925 sayılı Yasalara göre ödenen gelir ve aylıklardaki kümülatif artış oranı %6,09 oranında gerçekleştiği aradaki farkın kapatılması için %1,33

oranında artış yapılmasının öngörülmüştür. Somut olayda davacının yaşlılık aylığının da %1,33 oranında artırıldığı konusunda da taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık yaşlılık aylığındaki artış oranının %3,58 olup olmadığı noktasındır. Mahkemece resmi Kurumlardan bu kümülatif artış oranlarının açıkça kaç olduğunun sorulup aylığa yansıtılacak fark oranın belirlenmesi gerekirken araştırma yapılmadan istemin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur

Yapılacak iş; 2002/4847 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının davacı hakkında bireysel bir işleme dönüşüp dönüşmediği bu karar ile davacının somut bir hak elde edip etmediği araştırılıp Kurumdan sorulduktan sonra verilecek yanıta ve hukuksal duruma göre kazanılmış hakkın doğup doğmadığının belirlenmesi, 5565 sayılı 2007 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunun 30. maddesinin 6. fıkrasında öngörülen yıllık kümülatif artış oranlarını ilgili resmi Kurum ve Kuruluşlardan (TUİK, Maliye, Emekli Sandığı gibi) sormak, Kurumun bu Yasa’ya dayanarak çıkardığı 2007/8 sayılı Genelgedeki %1,33 fark artış oranı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen %3,58 fark oranın neden çelişkili olduğu da

bilirkişiye açıklattırmak suretiyle, davacının aylığında bu yasa uyarınca uygulanması gereken artışın yapılıp yapılmadığı varsa eksik kısmının belirlenmesi için aktüerya ve sosyal güvenlik uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden rapor almak suretiyle sonuca gitmektir.

Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 13/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/16400, K. 2011/13264, 13 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/16400
Karar No
2011/13264
Tarih
13 Aralık 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2011/16401 K.2011/15897
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2011/16401 K.2011/17009
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2011/16401 K.2011/13265
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2011/16402 K.2011/15934
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2011/16402 K.2011/13266
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2011/16402 K.2011/26143

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.