KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/229 E., 2011/6604 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
498 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle maddi tazminat talebinin reddine, 30.000.00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davacı vekilincede duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13.09.2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.
Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile karşı taraf vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 02.07.2004 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu %31,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının sigorta tahsisleri peşin sermaye değeri ile karşılandığından maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde taraflarca temyiz edilmiştir.
Maddi tazminat isteminin reddine ilişkin karar isabetlidir. Manevi tazminata ilişkin davada ise hata yapıldığı görülmektedir.
Davacının 30.07.2009 tarihinde manevi tazminat istemiyle dava açtığı ve bu davanın Kadıköy 3. İş mahkemesinin 2009/599E, 2009/484K sayılı kararıyla, aynı mahkemede görülmekte olan maddi tazminat istemli dava ile birleştirilmesine karar verildiği, manevi tazminat istemine ilişkin birleşen davada, davalıya gönderilen dava dilekçesinin tebliğ olunmaksızın iade olunduğu, bu noksanlığın giderilmeksizin yargılamanın sonuçlandırıldığı dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden anlaşılmaktadır.
HUMK 73.maddesinde yasanın gösterdiği istisnalar dışında Hakim’in iki tarafı dinlemeden yada iddia ve savunmalarını açıklamaları için yasal şekillere uygun olarak davet etmedikçe karar verilemeyeceğini düzenlemiştir. Hal böyle olunca da manevi tazminat istemli davada usulüne uygun biçimde taraf teşkili yapılmadığı halde, HUMK’nın 73.maddesine aykırı biçimde işin esasına girilerek manevi tazminat istemi ile ilgili olarak hüküm kurulması isabetsizdir.
-/-
-2-
Kabul ve uygulama bakımından da davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi nedeniyle, yargılama giderleri bölüştürülürken davacı tarafça yatırılan başvurma harcı ve peşin harcında kabul ve ret oranında bölüştürülmesi hatalı olmuştur. Gerçekten iki tarafın kısmen haklı çıkması halinde yargılama giderlerinin paylaştırılacağına ilişkin HUMK’nun 417/1 maddesindeki düzenleme yargılama harçları için uygulanmaz. Çünkü davanın reddi hariç harç daima davalıya yüklenir. Zira harç zaten haksız çıkılan oranda hüküm olunur. Yani mahkûm edilen miktara göre verilir. Bu nedenle reddedilen dava bölümü için ayrıca ret harcı verilmez. Bu duruma göre de: Davanın kısmen reddi nedeniyle yargılama giderleri bölüştürülürken davacı tarafça dava açılırken yatırılan harçların da bölüştürülmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/229, K. 2011/6604, 13 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama