KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/262 E., 2011/569 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve temyiz nedenlerine göre davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma gelen sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile ,15.768.94 TL maddi tazminat ile 15.000.00TL manevi tazminatın 04.05.2006 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,fazla istemin reddine, karar verilmiştir.
Davacının iş kazası sonucu %9.3 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı,olayda davacının %20, davalı işverenin % 80 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Davacının, aynı iş kazası nedeniyle ,aynı davalıya karşı, 7.000.00 TL manevi tazminat ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000.00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili istemiyle 09.11.2006 tarihinde Kartal 1. İş Mahkemesinde görülen davayı açtığı, Mahkemece 23.07.2007 tarihinde 2006/603 E, 2007/294 K sayılı karar ile, davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık manevi tazminatın bölünüp bölünmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Gerçekten, hukuka aykırı bir eylem yüzünden çekilen elem ve üzüntüler, o tarihte duyulan ve duyulması gereken bir haldir. Başka bir anlatımla üzüntü ve acıyı zamana yaymak suretiyle, manevi tazminatın bölünmesi, bir kısmının dava konusu yapılması kalanın saklı tutulması olanağı yoktur. Niteliği itibariyle manevi tazminat bölünemez. Bir defada istenilmesi gerekir. Yargıtay H.G.K'nun 25.9.1996 gün ve 1996/21-397-637 karar ile 13.10.1999 gün ve 1999/21-684-818 sayılı kararıda bu doğrultudadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın ve özellikle manevi tazminatın bölünmezliği ile sonradan artırılamayacağı dikkate alındığında, ilk davada talep edilen 7.000.00 TL manevi tazminat miktarının aşılamayacağı nazara alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/262, K. 2011/569, 27 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama