KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/4095 E., 2011/12677 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
858 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı,13.8.1993-31.7.2008 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olduğunun tesbtitiyle,29.4.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince,
Dava, davacının 13.8.1993-31.7.2008 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım ... sigortalısı olduğunun ve 29.4.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 1.4.1996-31.7.2008 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine, 13.8.1993-31.3.1996 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olduğunun ve 29.4.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Gerçekten tarım ... sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, gerek 506 ve gerekse 1479 sayılı Yasa'lar kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasa'nın 36 ve 10.maddesindeki şartların da gerçekleşmesi halinde 506 ve 1479 sayılı Yasa'lar kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından tarım ... sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 ve 1479 sayılı Yasa'lar kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise,
tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve anılan çalışmaların sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı Yasa'nın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 01.12.1986 tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım ... sigortalısı olarak tescilinin yapıldığı, vergi kaydı nedeniyle 17.9.1990-12.8.1993 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğu, Kurumun 01.12.1986 tarihinde başlayan tarım ... sigortalılığını 1479 sayılı Yasa kapsamındaki uzun süreli çalışması nedeniyle 16.9.1990 tarihinde durdurduğu, davacının 24.2.1998 tarihinden itibaren Dinar Ziraat Odası, 13.3.1986 tarihinden itibaren 1659 sayılı Karakuyu Tarım Kredi Kooperatifi, 30.6.1984 tarihinden itibaren Dinar ...
Ekicileri Kooperatifi kaydının bulunduğu, Burdur Şeker Fabrikasına ürün teslim etmesi nedeniyle ilk defa 30.3.1996 tarihinde olmak üzere 20.08.2009 tarihine kadar her yıl (2003 yılı hariç ) ürün bedelinden prim kesintisi yapıldığı, temyiz dilekçesinin ekinde sunulan Burdur Şeker Fabrikasının 17.2.2011 tarih ve 2025 sayılı yazısına göre davacıdan 1994 yılı ürünü nedeniyle 31.3.1995 tarihinde prim kesintisi yapıldığı ancak mahkemeye gönderilen 21.12.2010 tarihli yazıda bu kesintinin bildirilmediği,
5.5.2010 tarihli hesap özetine göre davacının aftan yararlanarak prim borçlarını ödediği anlaşılmasına karşın mahkemece davacının 3780 Sayılı Yasa ( 1992 affı ) veya 4247 Sayılı Yasa ( 1997 affı ) ile getirilen prim borçlarının yeniden yapılandırılması (prim affı) hakkından yararlanıp yararlanmadığı, yararlanmış ise hangi tarihlerde ödeme yaptığı ve yaptığı ödemelerin hangi tarihler arasını ve ne kadarlık sigortalılık süresini kapsadığının sorulmadığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının 17.9.1990-12.8.1993 tarihleri arasında vergi kaydına dayalı olarak 1479 sayılı Yasa kapsamında uzun süre sigortalı olması nedeniyle davacının tarım ... sigortalılığının Kurumca 16.9.1990 tarihinde durdurulması doğrudur.
Anılan çalışmanın sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı Yasa'nın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiğinden,
tarım ... sigortalılığının ilk prim kesintisini takip eden aybaşından başlatılmasına yönelik mahkemenin kabulü yerinde ise de Burdur Şeker Fabrikasının 17.2.2011 tarih ve 2025 sayılı yazısı ekinde yer alan prim kesinti listesine göre 31.3.1995 tarihli prim kesintisi nedeniyle davacının tarım ... sigortalılığının 1.4.1995 tarihinde başlatılmasına karar verilmesi gerekirken, Burdur Şeker Fabrikası'nın mahkemeye gönderdiği 21.12.2010 tarihli kesinti listesinde bu prim kesintisine yer verilmemesi nedeniyle tarım ... sigortalılığının 1.4.1996 tarihinden itibaren başlatılması hatalı olmuştur.
Öte yandan, davalı Kurumun geçmişe yönelik (uyuşmazlık konusu dönemi de kapsar şekilde) prim tahsil etmesi ve uzun süre bu primleri kullanması, davacıyı tescil edip sigortalılığı konusunda umut verdikten sonra davacının sigortalılığını iptal etmesi Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacaktır. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.10.1997 gün ve E: 1997/10-578, K: 1997/758.
24.09.2003 gün ve 2003/10-489, 2003/490 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Mahkemece, davacının 3780 Sayılı Yasa ( 1992 affı ) veya 4247 Sayılı Yasa ( 1997 affı ) ile getirilen prim borçlarının yeniden yapılandırılması (prim affı) hakkından yararlanıp yararlanmadığı, yararlanmış ise hangi tarihlerde ödeme yaptığı ve yaptığı ödemelerin ne kadarlık sigortalılık süresini kapsadığı Kurumdan sorularak 13.8.1993-31.3.1995 tarihleri arasındaki döneme yönelik tespit isteminin, Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kuralları çerçevesinde kabulünün gerekip gerekmeyeceğinin tartışılmaması doğru değildir.
Yapılacak iş, davacının 3780 Sayılı Yasa ( 1992 affı ) veya 4247 Sayılı Yasa ( 1997 affı ) ile getirilen prim borçlarının yeniden yapılandırılması (prim affı) hakkından yararlanıp yararlanmadığını, yararlanmış ise hangi tarihlerde ödeme yaptığını ve yaptığı ödemelerin ne hangi tarihler arasını ve ne kadarlık sigortalılık süresini kapsadığını Kurumdan sormak, bu döneme yönelik tespit istemini Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kuralları çerçevesinde tartışmak,
Burdur Şeker Fabrikasından davacıdan ürün teslimi nedeniyle yapılan prim kesintilerini her türlü şüphe ve tereddütten uzak bir biçimde gösteren listeyi istemek, davacının 2926 sayılı Yasa kapsamındaki tarım ... sigortalılık süresini belirleyerek sonucuna göre yaşlılık aylığı koşullarını değerlendirerek karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/4095, K. 2011/12677, 8 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama