İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2011/459 K.2012/16946

Davacı, evlat edinen ... ...'nun ... sigortalılığından yararlanarak kurum tarafından verilen sağlık karnesi ile aldığı yersiz sağlık yardımlarının bedelinin iadesinin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin…

Esas2011/459Karar2012/16946Tarih9 Ekim 2012Okuma4 dk · 794 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/459 E., 2012/16946 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Ekim 2012
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

794 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı, evlat edinen ... ...'nun ... sigortalılığından yararlanarak kurum tarafından verilen sağlık karnesi ile aldığı yersiz sağlık yardımlarının bedelinin iadesinin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

Dava, davacıyı evlat edinen ... ...'nun davacının ... sigortalılığından yararlanarak Kurum tarafından verilen sağlık karnesi ile aldığı yersiz sağlık yardımlarının bedelinin iadesinin iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece, her ne kadar 2926 sayılı Yasada kimlerin sağlık sigortasından yararlanacağının sınırlı olarak açıkça sayıldığı, evlat edinilenin evlat edinenin sağlık sigortasından yararlanması mümkün olduğu halde evlat edinenin evlat edinilenin sağlık sigortasından yararlanması mümkün değil ise de, davalı Kuruma sunulan nüfus kayıt örneğinde davacının adına sağlık karnesi düzenlenen ... ... tarafından evlat edinildiğinin açıkça yazılı olduğu, sağlık karnesinin Kurum tarafından sehven verilip 2002-2003-2004 yıllarında vize edildiği, davacının kötüniyetle Kurumu yanıltmaya çalışmadığı anlaşıldığından,

Borçlar Kanunu'nun 63.maddesi hükmünden yararlandırılması gerektiği ve sehven düzenlenen sağlık karnesi uyarınca yapılan sağlık yardımlarının geri istenmesinin mümkün bulunmadığının tespitine karar verilmiş se de, bu sonuç usul ve yasaya aykırıdır.

Davanın yasal dayanağını oluşturan, 2926 sayılı Kanun'un "sağlık sigortası kapsamı" başlıklı Ek 1.maddesi ile ... Sağlık Sigortası Yardımları Yönetmeliği'nin "muayene ve tedavi hakkından faydalanacak olanlar" başlıklı 5.maddesinde sağlık sigortası yardımından yararlanacak olanlar sayılmış; sigortalı tarafından evlat edinilmiş çocuk sağlık yardımından yararlanacaklar arasında olmasına rağmen, evlat edinene yer verilmemiştir. Yasa ve yönetmelik hükmüne göre evlat edinenin evlat edinilenin sağlık yardımından yararlanamayacağı açıktır.

Bunun yanı sıra, 5510 sayılı Kanun'un 96.maddesinde; Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigoralılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemelerin geri alınabileceği düzenlenmiş olup, ödeme yükümünün kapsamı bakımından sigortalı veya hak sahibinin kasıtlı veya kusurlu davaranışı ile Kurumun hatalı işlemi bakımından bir ayrıma gidilmiştir.

Buna göre, Kurumun hatalı işlemi sonucunda fazla veya yersiz ödeme yapılması halinde hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamının ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemlerde ise bu süre sonundan itibaren hesaplanacak olan kanuni faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır. Mahkemece Kurumun hatalı işleminden dolayı geri alım hakkının göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde değildir.

Uyuşmazlığın çözümünde 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 63.maddesinin uygulama yeri olup olmadığı hususunun da açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanunu’nun, geri verilmesi gereken tutarın belirlenmesinde, genel hüküm niteliğinde bulunan 63’üncü maddesi uyarınca; iyi niyetli zenginleşen, sebepsiz zenginleşme konusunun kendisinden istendiği tarihten önce elinden çıktığını iddia ve ispat ettiği miktar oranında ret ve geri vermekle yükümlü olmayacaktır. Buna karşın; zenginleşenin, zenginleşme anında veya sonrasında mal varlığındaki artışın geçerli bir hukuki sebebe dayanmadığını biliyor veya bilmesi gerekiyor olması halinde, kötü niyetli sayılacağında da kuşku bulunmamaktadır.

5510 sayılı Kanunun 96.maddesiyle, sebepsiz zenginleşmede geri verme konusunda genel hüküm niteliğindeki Borçlar Kanunu’nun 63.maddesine nazaran, özel bir düzenleme getirilmiştir.

Şu duruma göre, karşımıza, aynı konu hakkında bir tarafta genel kanunda kabul edilen yasa kuralı, bir tarafta da özel bir yasal düzenleme çıkmaktadır.

Bu nedenle sorunun normlar hiyerarşisi kurallarına göre çözümlenmesi gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır.

"Yasaların çatışması" olarak da adlandırılan bu gibi durumlarda; sonraki norm, öncekinin yerini alır (Lex Pasterior deraget priori); özel kanun, genel kanundan önce gelir (Lex specialis per generalem non deregatur); açık anlamlı norm, kapalı anlamlı normdan önce gelir, biçiminde kabul edilen temel ilkelerden yararlanılarak sonuca ulaşılmalıdır.

Belirtilen ilkeler doğrultusunda yapılan değerlendirmede ise; 5510 sayılı Kanunun, 818 sayılı Borçlar Kanununa göre özel nitelikte olduğu; bu kapsamda 5510 sayılı Kanunun 96.maddesi hükmünün sebepsiz zenginleşme nedeniyle yersiz ödemelerin Kuruma iadesi konusunda özel nitelikte düzenleme içerdiği açıktır.

Bu durumda özel kanun niteliğindeki 5510 sayılı Kanunun, yine özel düzenleme içeren 96.maddesi hükmü, genel nitelikteki 818 sayılı Borçlar Kanununun 63.maddesi hükmüne nazaran uygulama önceliğine sahiptir. O halde, Yerel Mahkemece yukarıda yapılan açıklamaların ışığında özel Kanun niteliğindeki 5510 sayılı Kanunun 96.maddesinin değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. Hukuk Genel Kurulu'nun 05.10.2001 gün ve 2011/21-362E, 2011/409K sayılı kararında da aynı ilke benimsenmiştir.

Somut olayda, yerel mahkemece öncelikle, 5510 sayılı Kanunun 96.maddesi kapsamında araştırma ve inceleme yapılarak, yersiz ödemenin sigortalının kasıtlı ve kusurlu davranışından mı, yoksa Sosyal Güvenlik Kurumunun hatalı işleminden mi kaynaklandığının belirlenmesi ve varılacak sonuca göre yine 5510 sayılı Kanunun 96.maddesi hükmü gözetilerek yapılacak değerlendirme ile iade yükümünün kapsamı ve miktarı konusunda bir karar verilmesi gerekirken somut uyuşmazlıkta uygulama yeri olmayan Borçlar Kanunu'nun 63.maddesine dayanılarak yerinde olmayan gerekçelerle, davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/459, K. 2012/16946, 9 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/459
Karar No
2012/16946
Tarih
9 Ekim 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/460 K.2012/19356
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/460 K.2012/32765
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2011/460 K.2012/17497
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2011/461 K.2012/17496
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/464 K.2012/32767
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/473 K.2012/19357

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.