KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/8048 E., 2011/11097 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
859 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı, 15.10.1986-1.6.1995 tarihleri arasında Tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitiyle, talep uygun görülmediğinde isteğe bağlı sigortalı kabul edilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 15.10.1986-1.6.1995 tarihleri arasında 1479 Sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı olduğunun veya terditli olarak bu tarihler arasında ödediği primin 1479 sayılı Yasa kapsamında isteğe bağlı sigortalılık olarak kabulü gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, kısa kararda davanın kısmen kabulü ile davacının 15.10.1986-31.10.1986, 1.12.1989-31.7.1992 ve 1.1.1993-31.5.1995 tarihleri arasında ... sigortalısı olduğunun tespitine, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise maddi hata sonucu bu tarihler arasında tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Her uyuşmazlığın, dayandığı işlem veya olayların meydana geldiği tarihte yürürlükte olan yasal kurallara göre çözümlenmesi gerekeceği ilkesinden hareketle yasal koşulların ayrı ayrı ele alınarak Bağ Kur'luluk statüsünün ortaya konması gerekir.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinde zorunlu ... sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 4.5.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş,
20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu ... sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu ... sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş,
2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu ... sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 1956 doğumlu davacı ...'in, Kurum kayıtlarına 13.3.1986 tarihinde giren "...'a Giriş Bildirgesi" ile vergi kaydına dayalı olarak 24.2.1986 tarihinde 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı olarak ilk kez kayıt ve tescilinin yapıldığı, 24.2.1986-15.10.1986 ve 1.6.1995-27.5.2009 tarihleri arasında manav ve taksi işletmesi nedeniyle vergi kaydının, 4.11.1997-31.7.2005 tarihleri arasında Manyas Şoförler ve Otomobilciler Odası kaydının, 24.2.1986-15.10.1986 tarihleri arasında Manyas Esnaf Sicil ve Dernek Ajanlığı kaydının, 7.11.1997-2.8.2005 ve 12.3.1986-15.10.1986 tarihleri arasında ...
Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Memurluğu kaydının bulunduğu, davacının 506 sayılı Yasa kapsamında 1.8.1985-30.9.1985 tarihleri arasında 55 gün, 16.7.1986 – 31.7.1986 tarihleri arasında 10 gün , 1.11.1986 – 30.11.1989 tarihleri arasında 1027 gün ve 1.8.1992 – 11.9.1992 tarihleri arasında 41 gün süreyle sigortalılığının bulunduğu, 1992 affından yararlanarak 15.4.1992-29.5.1995 tarihleri arasında prim ödediği, 5458 sayılı Yasa'dan yararlanarak 15.10.1986-1.6.1995 tarihleri arasındaki süreyi de kapsar biçimde prim borcunu ödediği,
Kurumun 27.7.2009 tarihli işlemi ile davacının sigortalılık süresini yeniden düzenleyerek 24.2.1986 – 15.10.1986 ve 1.6.1995 – 27.5.2009 tarihleri arasında 1479 Sayılı Yasa kapsamında sigortalı kabul ettiği ancak vergi, oda ve sicil kaydı bulunmayan 15.10.1986-1.6.1995 tarihleri arasındaki dönem yönünden davacıyı 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı kabul etmediği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, sigortalılara, Kuruma olan borçlarını yeniden yapılandırma imkanı veren 3780 (1992 affı) ve 5458 sayılı Yasa'lardan yararlanarak Kuruma olan prim borçlarını ödeyen davacının , prim ödemelerine dayalı olarak vergi, oda ve sicil kaydı bulunmayan 15.10.1986-1.6.1995 tarihleri arasındaki dönemde 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı sayılıp sayılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Davalı Kurum’un geçmişe yönelik (uyuşmazlık konusu dönemi de kapsar şekilde) prim tahsil etmesi ve uzun süre bu primleri kullanması, davacıyı tescil edip sigortalılığı konusunda umut verdikten sonra davacının sigortalılığını iptal etmesi Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacaktır. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.10.1997 gün ve E: 1997/10-578, K: 1997/758; 24.09.2003 gün ve 2003/10-489, 2003/490 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Somut olayda, davacının 5458 sayılı Yasa'dan yararlanarak 15.10.1986-1.6.1995 tarihleri arasındaki süreyi de kapsar biçimde prim borcunu ödediği görülmekte ise de davacının 5458 sayılı Yasa gereğince 36 taksit olarak yapılandırılan prim borcunu 5.4.2006 başvuru tarihinden sonra ödediği, davacının ödediği primlerin Kurum tarafından uzun süre kullanılmadığı anlaşılmakla davacının 5458 sayılı Yasa'dan yararlanarak ödediği primler nedeniyle uyuşmazlık konusu dönemde 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı sayılması mümkün değildir.
Ancak, davacının 3780 (1992 affı) sayılı Yasa'dan yararlanarak 15.4.1992-29.5.1995 tarihleri arasında ödediği primlerin Kurum tarafından uzun süre kullanılmasından sonra davacının sigortalılığının iptal edilmesi Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmadığından mahkemece 3780 (1992 affı) sayılı Yasa'dan yararlanarak yapılan prim ödemelerine değer verilmesi yerinde ise de mahkemece davacının 3780 (1992 affı) sayılı Yasa'dan yararlanarak ödediği primlerin ne kadarlık sigortalılık süresini kapsadığı araştırılmadan karar verilmesi ve primlerin karşıladığı sürenin isteğe bağlı sigortalılık süresi
olarak değerlendirilmesi gerekirken zorunlu sigortalılık olarak kabulü doğru değildir.
Yapılacak iş, Kurumdan, davacının 3780 (1992 affı) sayılı Yasa'dan yararlanarak ödediği primlerin karşıladığı sigortalılık süresi sorularak, 506 sayılı Yasa kapsamında kalan sigortalılık süresi dışında, davacıyı 15.10.1986 tarihinden itibaren bu süre kadar kadar 1479 sayılı Yasa kapsamında isteğe bağlı sigortalı kabul etmekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/8048, K. 2011/11097, 24 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama