KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/9130 E., 2011/9429 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, 2926 sayılı Yasa kapsamında 1.8.1994-31.12.1994, 1.9.1996-1.6.2004 dönemine ilişkin tarım sigortalılığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, 1.8.1994-31.12.1994, 1.9.1996-1.6.2004 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olduğunun, 2.5.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile de 6111 sayılı Yasa'dan yararlandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 1.8.1994-31.12.1994, 1.9.1996-1.6.2004 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olduğunun ve 6111 sayılı Yasa'dan yararlandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 83. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya talep sonucunu değiştirebilmesi imkânını sağlamaktadır. İki taraf da duruşmada hazır iseler ıslah sözlü olarak yapılabilir. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür.
Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Başka bir anlatımla ıslah, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule ilişkin işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır. Bu bağlamda, yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir talepte bulunma olanağı bulunmamaktadır.
Davacı isterse dava dilekçesini tamamen ıslah ederek dava konusunu değiştirebilirse de, yeni dava konusu önceki dava konusunun yerine geçer ve yine tek bir dava söz konusu olur.
Somut olayda, davacının dava dilekçesinde 6111 sayılı Yasa'dan yararlandırılması konusunda bir talebi bulunmadığı ve dava konusu yapmadığı bir konuda ıslahla talepte bulunamayacağı, 2.5.2011 tarihli dilekçesi ile 6111 sayılı Yasa'dan yararlandırılması gerektiğinin tespitini talep etmiş ise de başvuru harcı ile maktu ıslah harcını yatırmadığından bu dilekçenin ek dava olarak kabulünün de mümkün olmadığı halde mahkemece bu yön gözetilmeksizin 6111 sayılı Yasa'dan yararlanabileceğinin tespitine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemenin kabul şekli bakımından da söz konusu ıslahın maktu ıslah harcı yatırılmadan yapılmasına göre, usulüne uygun olmayan ıslaha değer verilip hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 370/2. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/9130, K. 2011/9429, 2 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama