KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2012/10083 E., 2013/3552 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 30.08.2006 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu bedensel zarar gören sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile hüküm altına alınan tazminatlara olay tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş ve karar süresinde davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemenin maddi tazminatın belirlenmesi ve manevi tazminatın takdirine ilişkin karar isabetlidir. Ancak hüküm altına alınan tazminatlara uygulanacak faizin başlangıcında hataya düşüldüğü görülmektedir.
Davacı 31.05.2007 tarihinde dava açarken, dava dilekçesinde, hüküm altına alınacak tazminatlar için dava tarihinden itibaren faiz isteminde bulunmuştur. Öte yandan taleple bağlı olarak karar verilmesi gerektiği HUMK’nun 74 ve HMK ’nun 26. Maddelerinin emredici kuralıdır. Hal böyle olunca, davacı yararına hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat için faizin dava tarihinden başlatılması gerekirken, taleple bağlılık ilkesine aykırı biçimde olay tarihinden itibaren faize karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2012/10083, K. 2013/3552, 28 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama