KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2012/15940 E., 2013/21897 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, Türkiye'deki 165 günlük hizmeti ile 2147 sayılı Yasaya göre yaptığı 117 aylık hizmet borçlanması toplamı üzerinden 01/04/1996 tarihinden geçerli tam yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının ve 3201 sayılı Yasaya göre yaptığı 1528 günlük hizmet borçlanmasının da bağlanacak olan aylıkta işsizlik yardımının son bulduğu tarihi takip eden aybaşından geçerli olarak dikkate alınması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; davacının Türkiye'deki 165 günlük hizmetiyle, 2147 sayılı Yasaya göre yaptığı 117 aylık hizmet borçlanması toplamı üzerinden 01.04.1996 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlanması ve 3201 sayılı Yasaya göre yaptığı 1528 günlük hizmet borçlanmasının da bağlanacak olan aylıkta işsizlik yardımının son bulduğu 01.07.2005 tarihini takip eden aybaşından itibaren dikkate alınması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile; davacının 506 sayılı Kanunun geçici 81. maddesi uyarınca, 01.04.1996 tarihinden itibaren 3675 güne karşılık gelen süreleri yönünden yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbitine, ayrıca 3201 sayılı Kanuna göre yapmış olduğu 1528 günlük hizmet borçlanmasının da bağlanacak olan aylıkta, yurtdışında aldığı işsizlik yardımının son bulduğu tarihi takip eden aybaşı olan 01.07.2005 tarihinden itibaren dikkate alınması gerektiğinin tesbitine karar verilmiştir.
Davacıya kısmi aylığın bağlandığı 01.04.1996 tarihinde 506 sayılı Kanunun 06.03.1981 tarih 2422 sayılı Kanun ile değişik 60. maddesinin A bendinin b alt bendinin yürürlükte olduğu, Mahkemece davacıya 01.04.1996 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanunun geçici 81. maddesi kapsamında aylık bağlanmasına dayanak yapılan, 506 sayılı Kanunun Geçici 81. maddesinin kısmi aylığa ilişkin C bendinin 23.05.2002 tarihli 4759 SK’nın 3. maddesi ile düzenlendiği anlaşılmaktadır.
506 sayılı Kanunun 06.03.1981 tarih 2422 sayılı Kanun ile değişik 60. maddesinin A bendinin b alt bendinde de; kısmi yaşlılık aylığı için 15 yıl sigortalılık 3600 gün prim ödeme ve 50 yaş şartı aranmaktadır.
Buna rağmen Mahkemece aylık bağlandığı tarihte henüz yürürlüğe girmemiş olan 506 sayılı Kanunun geçici 81. maddesi uyarınca işlem yapılması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2012/15940, K. 2013/21897, 26 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama