İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2012/16188 K.2012/20899

Davacı, Dairemizin 18/07/2011 gün ve 2011/3839 E. 2011/6392 K. Sayılı ilamının tavzihen düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde tavzih talebinin reddine kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından…

Esas2012/16188Karar2012/20899Tarih22 Kasım 2012Okuma7 dk · 1.331 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2012/16188 E., 2012/20899 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Kasım 2012
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.331 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Davacı, Dairemizin 18/07/2011 gün ve 2011/3839 E. 2011/6392 K. Sayılı ilamının tavzihen düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde tavzih talebinin reddine kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

KARAR

1-Yerel Mahkeme İş mahkemelerinde karar düzeltme yolunun kapalı olması nedeniyle davacının karar düzeltme talebinin reddine karar vermiştir. Davalı işverenler vekili bu kararı temyiz etmiştir. O halde bu yön üzerinde özellikle durulmalıdır. Hukuk Usulu Mahkemeleri Kanunun karar düzeltme yolunu düzenleyen 440-444 maddelerinde aynı yasanın 432. maddesi doğrultusunda bir düzenleme yoktur. Yargıtay'ın onama yada bozma kararı üzerine taraflardan biri karar düzeltme yoluna başvurursa yerel mahkemenin karar düzeltme yolunun- şartlarının bulunmadığını değerlendirme ve denetleme yetkisi yoktur. Hal böyle olunca Yerel Mahkemenin yasal olarak yetkili bulunmadığı bir konuda hüküm tesis ettiği anlaşıldığından karar düzeltme isteminin reddine ilişkin 12.04.2012 günlü kararının kaldırılmasına,

2-Davacı ... ile davalılar Şadi ... ve Yeşilırmak ... Dağıtım AŞ arasında görülen, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemli davada yapılan yargılama sonunda Ordu İş Mahkemesince verilen 19.01.2011 gün 2009/283E, 2011/24K sayılı hükmün davacı ve davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine,

Dairemizce 18.07.2011 gün ve 2011/3839E, 2011/6392K sayılı kararla “Davanın teselsül hükümlerine göre açıldığı ve hüküm altına alınacak tazminatlara olay tarihinden itibaren faiz istendiği halde, “hükmedilen maddi ve manevi tazminatın davalılardan kusur oranlarına göre tahsiline karar verilmesi ve ayrıca maddi tazminata dava ve ek dava tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni olduğu ancak bu yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden bahisle hüküm fıkrası “43.595.00-TL maddi,

1000.00-TL manevi tazminatın 9.7.2000 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline” şeklinde düzeltilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiş ve bu karar üzerine Davacı vekili, Dairemizin düzelterek onama kararının maddi yanılgıya dayalı olduğundan bahisle düzeltilmesini talep etmiştir.

İş Mahkemeleri Kanununun 8/3. maddesi gereğince İş Mahkemelerinden verilen kararlara ve buna bağlı Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yolu kapalıdır. Ancak; Yargıtay onama ya da bozma kararlarında açıkça maddi hatanın bulunduğu hallerde, dosyanın yeniden incelenmesi mümkündür. Zira maddi yanılgıya dayalı olarak verilmiş onama ya da bozma kararları ile hatalı biçimde hak sahibi olmak, evrensel hukukun temel ilkelerine ters düştüğünden karşı taraf yararına sonuç doğurmamalıdır. Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır.

Maddi yanılgı kavramından amaç; Hukuksal değerlendirme ve denetim dışında, tamamen maddi olgulara yönelik, ilk bakışta yanılgı olduğu açık ve belirgin olup, her nasılsa, inceleme sırasında gözden kaçmış ve bu tür bir yanlışlığın sürdürülmesinin Kamu düzeni ve vicdanı yönünden savunulmasının mümkün bulunmadığı, yargılamanın sonucunu büyük ölçüde etkileyen ve çoğu kez tersine çeviren ve düzeltilmesinin zorunlu olduğu açık yanılgılardır.

Uygulamada zaman zaman görüldüğü gibi, Yargıtay denetimi sırasında, uyuşmazlık konusuna ilişkin maddi olgularda, davanın taraflarında, uyuşmazlık sürecinde, uyuşmazlığa esas başlangıç ve bitim tarihlerinde, zarar hesaplarına ait rakam ve olgularda ve bunlara benzer durumlarda; yanlış algılanma sonucu, açık ve belirgin yanlışlıklar yapılması mümkündür. Bu tür açık hatalarda ısrar edilmesi ve maddi gerçeğin göz ardı yapılması, yargıya duyulan güven ve saygınlığı sarsacağı gibi, Adalete olan inancı ortadan kaldırır ve yok eder.

Bu nedenledir ki; Yargıtay; bu güne değin maddi yanılgının belirlendiği durumlarda soruna müdahale etmiş baştan yapılmış açık maddi yanlışlığın düzeltmesini kabul etmiştir. Kaldı ki kimi açık maddi yanılgıya dayalı ve yanlışlığı son derece belirgin haksız ve adaletsiz sonuçların giderilmesi kamu düzeni açısından zorunludur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2002/10-895E ve 2002/838K, 2003/21-425E ve 2003/441K sayılı kararları da bu doğrultudadır.

Gerçekten temyiz incelemesi sonunda yerel mahkeme kararı, “hükmedilen maddi ve manevi tazminatın davalılardan kusur oranlarına göre tahsiline karar verilmesi ve ayrıca maddi tazminata dava ve ek dava tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması usulsüz olduğundan bahisle bozulmuş ancak bu yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmemesi nedeniyle hükmün anılan yanlışların düzeltilmesi suretiyle onanmasına karar verilmiştir.

Ne var ki hükmüne uyulan Dairemizin 18.07.2011 gün ve 2011/3839E, 2011/6392K sayılı kararında bozma nedenlerinden biri de kusur oranlarının belirlenmesine yönelik olup, kusur oranlarının belirsiz olduğu bir durumda, bozma ilamındaki sair itirazların reddedilmiş bulunması, manevi tazminatın miktarı bakımından kazanılmış hak oluşturmayacağı gibi ret nedeninin orak olduğu durumlarda vekille temsil edilen davalılar yararına tek vekalet ücreti verilmesi tarife hükümleri gereğidir.

Hal böyle olunca bu yönlere ilişkin davacının temyiz itirazlarının reddinin maddi yanılgıya dayalı olduğu anlaşılmakla Dairemizce 18.07.2011 gün ve 2011/3839E, 2011/6392K sayılı kararının kaldırılmasına karar verilerek dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

3-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve temyiz nedenlerine göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,

4-Dava nitelikçe, 09.07.2000 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 19,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece Dairemizin BK’nun 58.maddesine göre TEDAŞ'ın, yapı eserinin muhafazasındaki kusurundan doğan zarardan sorumlu olduğu, dosyadaki kusur raporları arasında çelişki olduğu halde telafi edici kusur raporu alınmamasının isabetsiz olduğu ve hakkaniyet indirimi koşullarının bulunmadığından bahisle bozulmasına, tarafların sair temyiz itirazları reddedilmesine ilişkin 13.04.2009 gün ve 15431-5505 sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile kusurları oranında davalılardan tahsiline karar verilmişse de varılan bu sonuç hatalı olmuştur..

Davacının iş kazası sonucu %19,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının % 20, davalı ... ...’ün % 50, davalı Yeşilırmak ... Dağıtım AŞ’nin %30 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.

Gerek mülga B.K'nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı T.B.K’nun 56. maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi zarar adı ile ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.

Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.

Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)

Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına hüküm altına alınan 1,000,00-TL manevi tazminatın az olduğu açıkça belli olmaktadır.

5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2 maddesine göre “Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.” Bu duruma göre maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddi nedeniyle davalılar yararına tek vekâlet ücreti verilmek gerekirken, davalılardan her biri yararına ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi isabetsiz olmuştur.

Öte yandan davacı hüküm altına alınan tazminatlara olay tarihinden itibaren faiz işletilmesini ve hüküm altına alınacak tazminatların davalılardan müteselsil sorumluluk esaslarına göre tahsilini karar verilmesine istemiştir. Davalıların birlikte kusurlu eylemleri ile zararlandırıcı sigorta olayına neden oldukları ortadadır. iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle açılan davalarda faizin zararın meydana geldiği olay tarihinden itibaren yürütüleceği, haksız eylemle birlikte zarar veren bakımından temerrüt düşüldüğünün

kabulünün gerekeceği Dairemizin ve giderek Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarındandır. Hal böyle olunca da davacının hüküm altına alınacak tazminatlara olay tarihinden itibaren faiz işletilmesini istediği ve davalıların müteselsil sorumluluğuna dayandığı göz ardı edilerek, davacı yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminatın davalılardan kusur oranlarına göre tahsiline karar verilmesi ayrıca hüküm altına alınan maddi tazminata dava ve ek dava tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 22/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2012/16188, K. 2012/20899, 22 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/16188
Karar No
2012/20899
Tarih
22 Kasım 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/16188 K.2012/27223
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2012/16188 K.2012/31449
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/16189 K.2012/27068
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2012/16189 K.2012/25070
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2012/16189 K.2012/31448
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/16190 K.2012/18163

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.