KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2012/16511 E., 2012/15361 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava; 29.4.2001 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde %5,3 oranında sürekli işgöremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece, maddi tazminat davasının kabulüne manevi tazminat davasının ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından,davaya konu zararlandırıcı olayın iş kazası olduğu,davacının yaralanması nedeniyle %5,3 oranında sürekli iş göremezliğe düştüğü,kazanın oluşumunda %75 oranında davalı işveren,%25 oranında ise davacı sigortalının kusurunun bulunduğu,hükmün 28.4.2010 tarihinde taraf vekillerinin yüzüne karşı verildiği,taraf vekilllerince süresinde temyiz yoluna başvurulduğu,davacı vekiline eksik yatırılan temyiz karar harcı ve temyiz posta masrafının ödenmesi için muhtıra 7 gün kesin süre verildiği,bu muhtıranın 13.7.2010 tarihinde tebliğ olunduğu,davacı vekilinin Beyoğlu 2.İş Mahkemesi vasıtası ile 20.7.2010 tarihinde muhtırada belirtilen
masrafların tahsiline ilişkin makbuzları mahkemesine gönderdiği,buna rağmen mahkemece 26.7.2010 tarihli ek karar ile temyiz harç ve giderlerini muhtıraya rağmen ödenmemesi nedeniyle davacının temyiz talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği,bu ek kararın 18.8.2010 tarihinde tebliğ olunduğu ve süresinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda davacı vekilinin muhtıra ile kendisine tebliğ olunan eksik temyiz karar harcı ve posta masraflarını süresinde ikmal ettiği anlaşıldığına göre mahkemenin 26.07.2010 tarihli “davacı vekilinin temyiz talebinden vazgeçmiş sayılmasına”dair ek kararının BOZULARAK kaldırılmasına karar verilmek gerekmiştir. İşin esasına gelince de 2008/96 Esas,2010/316 Karar sayılı kararın usul ve yasaya uygun olduğu görülmekle onanmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2012/16511, K. 2012/15361, 24 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama