KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2012/17091 E., 2013/4109 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
609 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
1-Davacı vekili, 4.7.2012 havale tarihli dilekçe ile temyiz isteminde bulunmuş ise de, temyiz dilekçesi hükmün tefhim edildiği 16.5.2012 tarihinden itibaren 5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8. maddesinde öngörülen 8 günlük temyiz süresi içinde temyiz defterine kaydedilmediği gibi, harcı da yatırılmamıştır. Öte yandan, iş mahkemesince verilen kararların katılma yoluyla temyizine ilişkin yasada hüküm de bulunmamaktadır.
Bu halde,davacı ... ... için ıslah ile artırılan 35.640.74 TL lik maddi tazminat için kaza tarihi olan 17.9.2005 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi yolundaki temyizinin H.U.M.K.’nun 434/2. maddesine göre karar süresinde temyiz edilmemiş olduğundan, 01.06.1990 gün ve E:1989/03, K:1990/04 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da göz önünde tutularak davacının vekilinin bu yöne ilişkin temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine,
2-Davacı ve Davalı işveren vekillerinin vekalet ücreti konusundaki temyiz istemine gelince;Davacı vekilinin vekalet ücreti konusundaki temyizi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 8 günlük süre içinde yapıldığından bu yöne ilişkin temyizi süresinde olmakla ;Davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmaktadır.İhtiyari dava arkadaşlarının davada birlikte hareket etmeleri sadece biçimsel bakımdandır.Esas olarak ihtiyari dava arkadaşlarının davaları birbirinden bağımsızdır,Hal böyle olunca kabul edilen ve reddedilen manevi tazminat miktarları üzerinden ihtiyari dava arkadaşlarından her biri için kabul edilen bölüm üzerinden lehine
ve reddedilen bölüm üzerinden de aleyhine ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken ... şekilde tek bir dava varmış gibi toplam ,maddi ve manevi tazminat miktarı üzerinden hüküm kurulması hatalıdır.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.M.K.'nun 370/2. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2012/17091, K. 2013/4109, 7 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama