İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2012/17782 K.2013/5665

Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine…

Esas2012/17782Karar2013/5665Tarih26 Mart 2013Okuma7 dk · 1.377 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2012/17782 E., 2013/5665 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Mart 2013
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.377 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

KARAR

Uyuşmazlık trafik iş kazasında ölen işçinin hak sahibi davacının uğradığı maddi zararın, davalılara ödetilmesi isteğine ilişkindir.

İş kazası sonucu meydana gelen olayda, sorumluluğun taşıma işini üzerine alan davalı ...'te olduğu gerekçesi ile davalı ... Tic.Sn.A.Ş yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de varılan bu sonuç doğru değildir.

Davalı ... Tic. A.Ş ile davalı ... arsındaki sözleşmeye istinaden davalı ...'un davalı işveren A:ş'ye ait işçileri taşıma işini üstlendiği, 22.12.2000 tarihinde meydana gelen trafik iş kazasında, kendine ait aracı süren davalı ...'un kusuru ile oluşan kaza da davacı murisinin yolcu işçi olarak yaşamını yitirdiği konusunda uyuşmazlık yoktur.

Uyuşmazlık zarara uğrayan sigortalı işçinin bindiği servis aracının işverene ait olmamasına ve servis şöförü ile davalı işveren arasında hizmet akti bulunmamasına karşın meydana gelen olaydan işverenin sorumlu olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır.

Olay tarihin de yürürlükte olan 506 sayılı, ......K'nın 11/A (e) maddesi'nde (halen 5510 sayılı yasanın 13/e maddesi)açıkca gösterildiği üzere sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla, işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında meydana gelen olaylar iş kazası olarak nitelendirilir. 4857 sayılı İş Kanunu 2/3 ve 506 sayılı yasanın 5/2 maddesinde araçlar işyeri kapsamında kabul edilmiştir.

Servis düzeninin bulunduğu işyerinde sigortalıların emniyetli ve güvenli bir şekilde işyerinde götürülüp getirilmeleri işveren yükümünde olan bir sorumluluktur. İşveren bu görevi kendi araç ve işçisiyle yapabileceği gibi somut olayda olduğu gibi taşıma sözleşmesine bağlı olarak da yaptırması mümkündür. Taşıma işinin işveren nam ve hesabına yapılması durumunda, işçiye karşı sorumluluk doğrudan işverene aittir. Bu nedenle asıl işveren durumunda olan davalı ... Tic.

Sn.A:Ş'nin alt işveren diğer davalı ...'ün kusurundan birlikte müşterek ve müteselsilen sorumludur. (İş Kanunu md. 2)

Bu durumda, davalı ... Tic Sn..A.Ş. hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 26.03.2013 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

-KARŞI OY-

Davaya konu somut olayda, işçi ... davalı ... Mensucat Sanayi ve Ticaret A.Ş. de işçi olarak çalışmakta iken kendisini ve diğer işçileri işveren adına taşıyan davalı ...'e ait ve kendisi tarafından kullanılmakta olan aracın devrilmesi sonucu ölmüş, bir kısım işçiler de yaralanmıştır. Araç sahibi ve sürücü olan davalı ... ceza mahkemesinde yapılan yargılama sonucu ceza almıştır.

Ölen işçi ...'in annesinin açtığı dava sonucu yerel mahkemece, davalı işverenin kusurunun bulunmaması nedeniyle hakkında açılan davanın reddine, diğer davalı sürücü ...'ün ise kusuru nedeniyle tazminattan sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. Karar dairece, “taşıma işinin işveren nam ve hesabına yapılması durumunda, işçiye karşı sorumluluk doğrudan işverene aittir. Bu nedenle asıl işveren durumunda olan davalı ... Tic.

Sanayi AŞ nin alt işveren diğer davalı ...'ün kusurundan birlikte müşterek ve müteselsilen sorumludur. Bu durumda, davalı ... Tic. Sn. A. Ş. hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı” bulunarak bozulmuştur. Bozmadaki hukuksal gerekçe davalılar arasında asıl/alt işveren ilişkisinin bulunmasıdır.

Uyuşmazlık, zarara uğrayan sigortalının bindiği aracın davalı işveren şirkete ait olmamasına ve araç şoförü ile davalı işveren arasında hizmet akdi bulunmamasına karşın, meydana gelen zararlandırıcı olaydan davalı işverenin sorumlu olup olmayacağı noktasındadır.

İşin görülmesi için sigortalıların işin görüleceği yere güvenli bir şekilde götürülüp getirilmeleri işverenin yükümünde olan bir sorumluluktur. İşveren bu yükümlülüğünü kendi araç ve işçisiyle yapabileceği gibi başkasına ait araç ve işçi ile de yerine getirebilir. Taşıma işinin işverenin nam ve hesabına yapılması durumunda, işçiye karşı sorumluluk doğrudan işverene aittir. Ancak somut olayda davalılar arasında bir asıl/alt işveren ilişkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle, öncelikle, alt işveren kavramı üzerinde durulması gerekmektedir.

Alt işveren kavramı;

4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/7. maddesinde. “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişki”. 5510 sayılı kanunun 12/6. maddesinde.

“Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde, iş alan ve bu iş için görevlendirdiği sigortalıları çalıştıran üçüncü kişi”. Alt işverenlik yönetmeliğinin 3/1-a maddesinde.

“Bir işverenden, işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan, bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran gerçek veya tüzel kişiyi yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar” olarak tanımlanmıştır.

Olay tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 506 sayılı kanunun “üçüncü kişinin aracılığı” başlıklı 87/2. maddesinde ise. “Bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran üçüncü kişi” olarak nitelendirilmiştir.

Hemen belirtilmelidir ki, “aracı” olarak nitelenen üçüncü kişi, gerek mevzuatta, gerekse öğreti ve yargı kararlarında; alt işveren, taşeron, tali işveren, alt müteahhit, alt ısmarlanan vb. adlarla anılmaktadır. Bunlardan; asıl işverenin yanında “taşeron” olarak adlandırılan başka işverenlerin de işyerinden iş almaları ve kendi sigortalılarını çalıştırmaları ile uygulama kazanmış olan “asıl işveren-alt işveren” ilişkisini Sosyal Sigortalar açısından ele alan 506 Sayılı Kanunun 87.maddesi hükmü, tıpkı 4857 Sayılı İş Kanununun 2/7. maddelerinde olduğu gibi, aracının yanında asıl işvereni de sorumlu tutan bir içerik taşımaktadır.

Asıl işverenin bu Kanun bakımından söz konusu çalışma ilişkisi çerçevesinde, alt işverenin işçilerine karşı olan ödevlerinden sorumlu tutulmasındaki gaye, gerek sigortalıların, gerekse sigortalılara verilecek sosyal güvenlik haklarını uygulayan Sosyal Güvenlik Kurumunun hak ve alacaklarını güvenceye almaktır.

506 Sayılı Kanuna göre, aracıdan söz edebilmek ve asıl işvereni, aracının iş güvenliğine ilişkin kusurlu davranışlarının sonuçlarından ötürü sorumlu tutabilmek için, maddenin tanımından ortaya çıkan bir takım zorunlu unsurlar bulunmaktadır. Aracı kavramı her şeyden önce “asıl işveren”in varlığını, bir başka işverenin asıl işverene ait işin bir bölümünü yapmayı üstlenmesini ve nihayet, asıl işverene ait işyerinde veya işyerinin bir bölümünde iş alanın kendi adına sigortalı çalıştırmasını gerektirir. Asıl işverenle, aracı arasındaki sözleşmenin hukuki niteliğinin önemi yoktur. Aracının asıl işverenden bir bölüm iş alması ve bu işte kendi adına sigortalı çalıştırması, aracı kavramının belirleyici özelliğini oluşturmaktadır.

İşveren kavramı ise. 506 Sayılı Kanunun 4/1.maddesinde, “... bu Kanunun 2.maddesinde belirtilen sigortalıları çalıştıran gerçek yada tüzel kişi...”, 4857 Sayılı İş Kanununun 2.maddesinde “Bir iş sözleşmesine dayanarak ... işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi, yahut tüzel kişiliği olmayan kurum veya kuruluşlar...” olarak tanımlanmakta olup, işveren niteliği işçi çalıştırmanın doğal sonucu olarak ortaya çıkmaktadır.

Yasanın tanımından hareketle, “asıl işveren-alt işveren” ilişkisi için, işverenin işçi çalıştırıyor olması koşulu aranır. Sigortalı çalıştırmayan, “işveren” sıfatını kazanamayacağı için, aracı da sayılmayacak ve anılan madde kapsamında sorumluluk doğmayacaktır. Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin en önemli sonucu her iki işverenin, alt işverenin işçilerine karşı birlikte sorumlu olmalarıdır.

Açıklanan bu maddi hukuk kuralları, somut olayda değerlendirildiğinde; Davalı işveren şirket, işyerinde çalışan personelinin işyerine taşınması için davalı ... ile anlaşmıştır. Davaya konu kaza, ...'ün kullandığı ve ona ait araçla meydana gelmiştir.

Davalı işveren ... A.Ş. nin kazanın olumsuz sonuçlarından sorumlu tutulması gerekir ise de, bu sorumluluğun nedeni “asıl işveren” olmasından dolayı değildir. Sorumluluğun nedeni doğrudan işveren olmasından ve gerekli iş güvenliği önlemlerini almamasından dolayıdır. Bilindiği üzere 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/2, 5510 sayılı yasanın 11/2. maddeleri uyarınca, araçlar işyerinden sayılmaktadır.

Araçta meydana gelen kaza da iş kazası olup kusuru bulunmak kaydı ile işverenin sorumluluğunu gerektirir. Ayrıca alt işverenlik ilişkisi aranmasına gerek yoktur. Sürücü araç sahibi ...'ün sorumluluğu ise, haksız fiil sorumluluğudur. Çünkü sürücü ile işçiler arasında herhangi bir sözleşmesel ilişki bulunmamaktadır. Diğer taraftan sürücü ile işveren arasında da herhangi bir alt işverenlik ilişkisi kurulmamıştır.

Zira gerek öğreti gerekse uygulamada, bir alt işverenlikten söz edebilmek için kendisi de işçi çalıştıran bir işveren (alt işveren) olmalıdır. Alt işverenin de, İş Kanunu anlamında bir işveren olması nedeniyle, işyerinin bulunması ve burada kendi işçilerini çalıştırması aranacaktır.

Somut olayda davalı ...'ün herhangi bir sigortalı çalıştırmadığı anlaşılmakla bu kişinin alt işveren olarak nitelendirilmesine imkan bulunmamaktadır. Bu kişinin kusuru bulunmak kaydı ile sorumluluğu haksız fiil sorumluluğu, davalı işverenin sorumluluğu ise doğrudan işveren olmasından kaynaklanan sorumluluktur. Yapılan incelemede işverene herhangi bir kusur atfında bulunulmadığı anlaşılmakta ise de, bu konuda yeterli incelemenin yapıldığı söylenemez. Kiralama yoluyla servis aracı temin eden işverenin, bu araçta ve yolculukta kazanın meydana gelmemesi için alması gerekli iş güvenliği önlemleri bulunup bulunmadığının yeniden araştırılması gerekmektedir. Bu nedenle ve özellikle sayın çoğunluğun asıl işveren alt işveren nitelemesi yönünde oluşan bozma gerekçelerine katılmamaktayım.26/03/2013

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2012/17782, K. 2013/5665, 26 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. -karşı Oy-
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/17782
Karar No
2013/5665
Tarih
26 Mart 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/17782 K.2013/6834
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/17783 K.2013/4993
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/17783 K.2013/6835
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2012/17783 K.2013/6383
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/17783 K.2013/5247
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/17784 K.2013/6836

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.