İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2012/22548 K.2013/23742

Davacı, 506 sayılı yasa kapsamındaki sigortalılığının geçerli olduğunun tespitiyle kurum işleminin iptaline, kurumca 01/05/2008 tarihinden itibaren 1479 sayılı yasa uyarınca sigortalı kabul edilmesi nedeniyle çıkarılan borçtan sorumlu olmadığına karar…

Esas2012/22548Karar2013/23742Tarih12 Aralık 2013Okuma4 dk · 751 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2012/22548 E., 2013/23742 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Aralık 2013
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

751 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı, 506 sayılı yasa kapsamındaki sigortalılığının geçerli olduğunun tespitiyle kurum işleminin iptaline, kurumca 01/05/2008 tarihinden itibaren 1479 sayılı yasa uyarınca sigortalı kabul edilmesi nedeniyle çıkarılan borçtan sorumlu olmadığına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,

2-Davacı, 27.4.2002-30.4.2008 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa uyarınca sigortalı olduğunun tespiti ile, 1.5.2008 tarihinden itibaren çakışan sigortalılığı söz konusu olmakla birlikte, bu tarihten sonra kendi nam ve hesabına çalışması bulunmadığından 506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti ile, kurum işleminin iptali ve kurumca 1.5.2008 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa uyarınca sigortalı kabul edilmesi nedeni ile çıkarılan 9.601,70 TL prim borcundan sorumlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının 27.4.2002-30.4.2008 tarihleri arasındaki 506 sayılı Yasa uyarınca sigortalı kabul edilmesine yönelik isteminde hukuki yarar bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacının 6.1.2009-dava tarihleri arasında kendi nam ve hesabına çalışmasının bulunmadığından 5510 sayılı Yasa'nın 4/1-a maddesi uyarınca sigortalı sayılmasının gerektiğinin tespitine ve davacının 9.601,70 TL prim borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 24.4.1984-28.2.1986, 20.6.1994-30.9.1999 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa uyarınca bağ-kur sigortalılığının bulunduğu, davacının 5 yılı aşkın prim borcunun bulunması nedeni ile 5510 sayılı Yasa'nın geçici 17. maddesi uyarınca sigortalılığının 30.9.1999 tarihi itibari ile durdurulduğu ve kendi nam ve hesabına çalışmasının devam etmesi nedeni ile 6.1.2009 tarihi itibari ile sigortalılığının yeniden başlatıldığı ve halen devam ettiği, 25.4.1984-28.2.1986, 15.10.1994-12.9.1996, 1.4.2007-30.11.2008 tarihleri arasında vergi kaydının, 20.6.1994-12.9.1996 tarihleri arasında oda kaydının,

14.6.1994-devam şeklinde sicil kaydının, 14.3.1996 tarihinden itibaren ise ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti ortaklığının bulunduğu ve halen devam ettiği, 1972/3-2011/1 tarihleri arasında ise 3456 gün 506 sayılı Yasaya tabi çalışmalarının bulunduğu anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık ise davacının limited şirket ortaklığının devam edip etmediği ve zorunlu sigortalı sayılıp sayılmayacağı ve çakışan sigortalılık sorununun çözüme kavuşturulması noktasında toplanmaktadır.

Gerçekten 1.10.2008 tarihinden önce yürürlükte bulunan 1479 sayılı Yasa kapsamında bağ-kur sigortalı olanların gerek 506 ve gerekse 2926 sayılı Yasalar kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Esnaf Bağ-Kur sigortalısı olunduğunun kabulü gerekcektir.

1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın 17.04.2008 tarihli 5754 sayılı Yasa'nın 33. maddesi ile değiştirilen " Sigortalılık Hallerinin Birleşmesi" başlıklı 53/1 maddesi; " Sigortalının, 4. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde, öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacağı ” hususunu düzenlemiş olmakla, önce başlayan sigortalılığa üstünlük tanımıştır.

Somut olayda davacı 506 sayılı Yasa'ya tabi olarak çalışmaya başladığı 6.1.2009 tarihinden sonra kendi nam ve hesabına çalışmasının olmadığı gerekçesi ile 6.1.2009 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalı çalışmalarının geçerli olduğunu talep etmekse de, mevcut yasal düzenlemelere göre önce başlayan sigortalığa üstünlük tanınacağı hususu gözardı edilerek hüküm kurulmuş olması hatalı olmuştur.

Öte yandan, 1479 sayılı Yasanın 24. maddesi bu kanuna göre sigortalı sayılanları düzenlemiş olup, 24/I-d maddesi, limited şirket ortaklarının bu kanuna göre sigortalı sayılacağı hükmüne haiz olup, 5510 sayılı Yasa'nın 9. maddesi ise sigortalılığın sona ermesi hallerini düzenlemiş olup, anılan maddenin 3. fıkrası "....limited şirket ortaklarından hisselerinin tamamını devreden sigortalıların, hisse devri yapılmasına ortaklar kurulunca karar verildiği tarihten, anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının yönetim kurulu üyeliklerinin sona erdiği tarihten,

iflas veya tasfiye durumu ile münfesih duruma düşen şirketler için ortağın talep etmesi halinde, mahkeme kararı ile iflasın, tasfiyenin açılmasına, ortaklar kurulu kararı ile tasfiyenin başlamasına veya şirketin münfesih duruma düşmesine karar verildiği, ortakların talepte bulunmaması halinde, mahkemece iflasın kapatılmasına karar verildiği,

tasfiyesi sonuçlanan şirketlerinin ortaklarının ise tasfiye kurulu kararının ticaret sicili memurluğunca tescil edildiği tarihten itibaren sona erer " hükmüne haiz olup, davacının Limited Şirket ortaklığının devam edip etmediği hususları araştırılmaksızın hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Mahkemece yapılacak iş, mevcut yasal düzenleme uyarınca 1.10.2008 ile 1.3.2011 tarihleri arasında yürürlükte bulunan 5510 sayılı Yasa'nın 5754 sayılı Yasa ile değişik 33. maddesi dikkate alınarak sonuca gitmek ve davacının şirket ortaklığının ne zaman sonlandığı hususları araştırılarak, şirket ortaklığının devam ettiği sürelerde 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı kabul edilemeyeceğinden o döneme ilişkin talebi reddettmekten ibarettir. O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2012/22548, K. 2013/23742, 12 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/22548
Karar No
2013/23742
Tarih
12 Aralık 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/22549 K.2013/40063
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2012/22550 K.2013/23407
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2012/22551 K.2013/23404
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/22552 K.2013/40019
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2012/22552 K.2013/23759
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/22553 K.2013/39002

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.