KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2012/53 E., 2012/665 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
665 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, ilk prim kesintisini takip eden aybaşından itibaren Tarım ... sigortalısı olduğunun tespitiyle, 6111 sayılı Kanun'dan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
Davacı, 2926 Sayılı Yasaya göre Tarım ... sigortalısı olduğunun tespitini ve 6111 sayılı Yasanın öngördüğü ödeme kolaylığından yararlandırılmayı istemiştir.
Mahkemece tespite ve davacının prim borçlarının 6111 sayılı Yasa kapsamında yapılandırılmasına karar verilmiş ise de hüküm dosya kapsamındaki belgelere uygun bulunmamaktadır.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden davacının Tarım ... tescilinin olmadığı,prim kesintisine ait sadece Mayıs 1996 tarihli bir adet kesinti belgesinin bulunduğu,ancak davacıya ait olduğu iddia olunan bu kesinti belgesinde yazılı isim ile davacının isminin farklı olduğu gibi yine davacının 1972 olduğu anlaşılan doğum tarihinden farklı olarak belgede kesinti sahibinin 1969 doğum tarihli olduğunun belirtildiği,ziraat odası kaydının 1995 tarihinden devam ettiği,kooperatif kaydının ve tarım arazilerinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 Sayılı Yasada, 506 Sayılı Yasanın 79. maddesindeki gibi, geçmiş Tarım ... hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. Anılan yasanın 5. maddesinde, 7. maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin, kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı belirtilmiştir. Yasanın 10. maddesindeki kayıtlar Kurum tarafından yapılacak olan tescil işlemleri için uygulama alanı bulmaktadır.
Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, ...’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Tarım ... sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, birkaç yıl dışında süreklilik arzettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
Prim kesintisinin bulunmadığı yıllarda, tarımsal faaliyetin saptanması bakımından, ürünlerin ne şekilde değerlendirdiğini ortaya koymak, davacının tarımsal faaliyete elverişli taşınmazlarının bulunup bulunmadığını araştırmak, tarımsal faaliyetin taşınmazların kiralanması suretiyle yürütüldüğü iddia ediliyor ise, bu konuda taşınmazların kimden, hangi yıllar için kiralandığı, hangi tarımsal ürünlerin üretimi için faaliyette bulunulduğu, kiralayan kişinin Tarım ... sigortalılığının bulunup bulunmadığı,
kiracının kiralama yoluyla tarımsal faaliyetini yürütmeye elverişli tarımsal alet edevatının bulunup bulunmadığı gibi ayrıntılı araştırma yapmak, gerektiğinde tarımsal faaliyetin yapıldığı iddia edilen dönemdeki muhtar ve azaların bilgilerine başvurmak, özetle, tarım faaliyetinin devam edip etmediğini hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya koymak ve sonucuna göre hüküm kurmak gerekir.
Somut olayda mahkemece,dosya içerisinde bulunan Mayıs 1996 dönemine ait kesinti belgesindeki bilgiler ile davacının kimlik bilgilerinin farklılık göstermesine ve özellikle de davacının doğum tarihi ile kesinti belgesindeki doğum tarihinin farklı olmasına rağmen aradaki bu çelişkinin giderilmeden karar verilmesi isabetli olmadığı gibi yine eksik araştırma ile davacının prim kesintisinin ve ürün tesliminin olmadığı anlaşılan dönemleri de kapsar şekilde 1.6.1996-16.3.2011tarihleri arasında Tarım ... sigortalılığının tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılması gereken iş öncelikle davacıya ait olduğu iddia olunan Mayıs 1996 tarihindeki kesinti belgesinde belirtilen bilgiler ile davacının kimlik bilgileri arasındaki çelişkiyi giderici araştırma ile dosya kapsamındaki tek kesinti belgesinin davacıya ait olup olmadığını araştırmak,kesintinin davacıya ait olduğunun anlaşılması durumunda bu kez de prim kesintisi ve ürün teslimi olmayan dönemler bakımından davacının tarımsal faaliyetini yukarıda açıklandığı üzere ayrıntılı şekilde araştırmak,bu araştırma neticesinde davacının tarımsal faaliyeti hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ispatlanırsa şimdiki gibi karar vermek aksi takdirde sadece kesintisinin olduğu 1.6.1996-31.12.1996 tarihleri arasındaki dönem bakımından Tarım ... sigortalılığının tespitine karar vermektir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2012/53, K. 2012/665, 30 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama