KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2012/6949 E., 2012/5508 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
628 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, sigorta başlangıç tarihinin 25/07/1980 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, sigortalılık başlangıcının 25.7.1980 tarihi olarak tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 108.maddesinin 1.fıkrasında; " Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında nazara alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı, sigortalının, yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı kanunlara veya bu kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihdir." hükmü düzenlenmiştir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli değildir. Aynı zamanda o kimsenin Yasa'nın belirlediği biçimde (506 sayılı Yasa'nın 2. maddesi ve 5510 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa'nın 6. maddesi ile 5510 sayılı Yasa'nın 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmeli, buna göre dönem bordrosunda yer alan ve davacının talep ettiği tarihte çalışması mevcut tanıklar ile gerektiğinde komşu işyerleri çalışanları olduğu kayıtlarla ya da emniyet yolu ile yaptırılacak araştırma ile belirlenen kimselerin beyanlarına başvurulmalı, sonucuna göre karar verilmelidir.
Somut olayda, elekrtikçi-TV tamircisi olan 27.8.1963 doğumlu davacının "..." sicil sayılı "... Özel Reklam Servisi – ... ve Ortakları Kollektif Şirketi" ünvanlı işyerinde 25.7.1980 tarihinde çalışmaya başladığını gösteren sigortalı işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiği ancak bu işyerinden davacının çalışmalarına dair herhangi bir bildirimin yapılmadığı, sigorta sicil kartında ilk defa sigorta kapsamına 25.7.1980 tarihinde girdiği yazılı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı taraf çalışmanın, ... Kardeşler (... ve ... ...) Elektronik ünvanlı işyerinde geçtiğini iddia etmekte olup tanık beyanları da bu doğrultudadır.
Davacının gerçek ve eylemli bir çalışması bulunmadığı takdirde sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı, bu tarihin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulü için yeterli değildir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de sigortalı işe giriş bildirgesinin verildiği işyerinde davacının gerçek ve eylemli bir çalışması bulunmamakta, gerçek ve eylemli çalışması bulunan işyerinde ise sigortalı işe giriş bildirgesi bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, davacının gerçek ve eylemli çalışmasının hangi işyerinde geçtiği, davacının 25.7.1980 tarihinde ... Kardeşler (... ve ... ...) Elektronik ünvanlı işyerinde gerçek ve eylemli bir çalışması bulunduğu halde sigortalı işe giriş bildirgesinin muvazaalı bir biçimde "..." sicil sayılı "... Özel Reklam Servisi – ... ve Ortakları Kollektif Şirketi" ünvanlı işyerinden verilip verilmediği noktasında toplanmaktadır.
Yapılacak iş, her iki işyerinin de dönem bordrolarını, işyeri sicil dosyalarını, ticaret sicil kayıtlarını, vergi kayıtlarını ve davacının işyeri özlük dosyasını eksiksiz bir biçimde getirterek ve bordro tanıkları ile komşu işyeri tanıklarını dinleyerek öncelikle davalı işyerlerinin 25.7.1980 tarihinde faal olup olmadığını ve davacının gerçek ve eylemli çalışmasının hangi işyerinde geçtiğini belirlemek, davacının eylemli çalışmasının "...
Özel Reklam Servisi – ... ve Ortakları Kollektif Şirketi" ünvanlı işyerinde geçtiği belirlenir ise şimdiki gibi davanın kabulüne karar vermek, davacının çalışmasının ... Kardeşler (... ve ... ...) Elektronik ünvanlı işyerinde geçtiği belirlenir ise hir iki işveren arasındaki bağlantıyı belirleyerek davacının 25.7.1980 tarihinde gerçekte ... Kardeşler (... ve ...) Elektronik ünvanlı işyerinde çalışmasına karşın sigortalı işe giriş bildirgesinin muvazaalı bir biçimde "...
Özel Reklam Servisi – ... ve Ortakları Kollektif Şirketi" ünvanlı işyerinden verilip verilmediğini belirlemek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2012/6949, K. 2012/5508, 9 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama